hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

1. Hafta Hamilelik

1. Hafta Hamilelik

1.-hafta-hamilelik

Hamileliğin 1. Haftası

Hamilelik süreci ortalama 40 hafta, yani 9 ay 10 gün devam etmekte, anne adaylarının heyecan, kimi zaman endişe, bazen de umutla yaşadıkları bir dönem olmaktadır. Ancak bu 40 haftanın ilk haftalarında anne adayları hamile olduğundan haberdar değildir. Kadının gebelik başlangıcını; hamile kaldığı, yani döllenmenin gerçekleştiği ay içindeki adet döneminde gördüğü adetin ilk günü belirlemektedir. Bu sebeple de gebeliğinizin birinci haftası aslında daha gebeliğin gerçekleşmediği bir döneme işarettir. Kadınlar genellikle hamile kaldığı tarihi net olarak hatırlayamayabilirler. Daha doğrusu planlanmamış gebeliklerde hangi ilişki sonucunda gebe kalmış olabileceğini kestirmek kadınlar için zordur. Fakat son adet kanamasının başladığı günü hatırlamak çok daha kolaydır. Bu bakımdan doktorlar gebelik haftasını hesaplarken daha çok son adet tarihinin başlangıç gününü baz alırlar.

Tıbbi anlamda bakıldığında gebelik haftası, son adet tarihinin ilk gününe göre hesaplanıyor. Bu bağlamda gebelikte yapılacak testler de, anne adayında ve bebekte ortaya çıkan değişikliklerin yorumlanması ve olası doğum tarihi her zaman anne adayının son adet tarihine göre hesaplanır.

Normal sağlık koşullarına sahip, üreme döngüsü de rutin seyreden kadınlarda gebelik haftası hesabı yumurtlamanın, adet döngüsünün 14. gününde gerçekleştiği düşünülmektedir. Yani kadın son adet tarihinin başlangıcından itibaren 14 gün saydığında yumurtlama tarihine ulaşır. Ancak her kadının vücut değerleri, üreme yeteneğiyle ilgili kesin olarak aynı değerlendirme yapılması yanlış olur. Zira bazı kadınlarda yumurtlama daha erken, bazılarında ise beklenenden daha geç olabilir. Bu tür durumlarda ise doktor, daha ileri gebelik haftalarında ortalama bir son adet tarihi oluşturarak gebeliğin bu tarihe göre takip edilmesini sağlar.

Hamilelik hafta olarak mı, ay olarak mı hesaplanır?

Halk arasında gebelik süreci ay olarak hesaplanır. Ancak tıbbi açıdan hafta hafta hesaplamak ve tüm süreci 40 hafta olarak değerlendirmek en doğrusudur. Zira bazı aylar 28, bazıları 30, bazıları ise 31 gündür. Hal böyle olunca 1 ay 4 haftadan, yani 28 günden daha uzun sürmektedir. Bu bağlamda daha doğru bir hesaplama için hafta olarak değerlendirmek gerekir.

Gebelik haftalarıyla birlikte, gebelikte yaşanan değişimleri 3 aylık 3 dilime ayırmak da sık yapılan bir uygulamadır. Şöyle ki; gebeliğin ilk 3 ayılık dönemini 1. trimester, ikinci 3 aylık dilimini 2. trimester, üçüncü 3 aylık dilimini ise 3. trimester olarak adlandırıp bu dönemlerde yaşanan değişimler ve gelişmeler daha kolay sınıflandırılabiliyor. Bu bağlamda gebeliğin 1. trimesterı, yani ilk 3 aylık dönem bebeğin organ gelişiminin başladığı ve tamamlandığı, anne adayında ise hamileliğe uyumun gerçekleştiği, 2. trimesterı, yani ikinci 3 aylık dönem bebeğin gelişimini hızla sürdürdüğü, 3. trimesterı, yani son 3 aylık dönem ise doğuma hazırlık yapılan dönemdir.

Yumurtlama ve döllenme süreci

Anne adayının adet döngüsünün yaklaşık 14. gününde yumurtlama gerçekleşir. Bu süreçte kadının sağ veya sol fallop tüpüne atılan yumurta hücresi bu hafta içinde olgunlaşmaya başlar. Kadınlarda fallop tüpleri, bebeğin tutunduğu ve geliştiği yapı olan rahmin sağında ve solunda birer tane bulunan kanallardır. Fallop tüplerinin içi, yumurta hücresini rahim iç tabakasına  yönlendirecek tüycüklerle kaplıdır.

Kadının her fallop tüpü aynı taraftaki yumurtalık ile bağlantılıdır. Bu fallop tüplerinin uç kısımlarında, yumurtlama ile atılan yumurtayı yakalama yeteneğine sahip hareketli saçaklar bulunmaktadır. İşte bu saçaklar yumurtayı yakalar ve içeri alarak kanal ilerlemesini sağlar.  Zaten döllenme işlemi de fallop tüplerinin içinde gerçekleşir.

O ay aktif olacak yumurta hücresi adet döngüsünün ilk gününden itibaren olgunlaşmaya başlar. Bu olgunlaşma sürecinde yumurta, folikül adı verilen içi sıvı dolu bir kesecik içinde bulunur. Bu yumurta keseciği olan folikül büyüyerek 18 – 20 milimetre çapına ulaştığında çatlar ve içindeki yumurta hücresi artık serbest kalır, yumurtlama gerçekleşmiş olur. Bu şekilde serbest kalan yumurta hücresi fallop tüpünün uç kısımlarında bulunan saçaklar tarafından yakalanır ve tüpün içinde ilerler.

Yumurtalıkta tam da folikülün çatladığı alanda sarı cisim (corpus luteum) adı verilen ve rahim iç tabakasını hamileliğe hazırlayan bir yapı oluşur. İşte bu yapıda progesteron hormonu salgılanır. Hazırlanan bu kalın çeper, o ayki yumurta hücresinin içine döllenme sürecinde sadece bir sperm tane hücresinin girmesini sağlar ve yumurtanın sadece insan spermi tarafından döllenebilmesini garanti eder.

Yumurtlama olayı, kadının beyninde bulunan hipotalamus bölgesinin kontrolü altındadır. Bu bölgeden hipofiz bezine giden bir mesajla FSH (folikül uyarıcı hormon) salgılanır ve folikül gelişir. Bu şekilde folikül gelişimini tamamladığında ise östrojen hormonu salgılanır ve folikülün çatlayarak yumurtanın çıkmaya hazır olduğunu bildirir. İşte bundan sonra da hipofiz bezinden LH (luteinleştirici hormon, yani sarı cisim oluşturucu hormon) salgılanır, folikül çatlar ve yumurta hücresi serbest kalır.

Yumurtayı içinde barındıran folikülün salgıladığı östrojen hormonu rahim iç tabakasını hamileliğe hazırlar. Yumurtlama işlemi de tamamlandıktan sonra sarı cismin salgıladığı progesteron hormonu, rahim iç tabakasına son şeklini verir.

Gebelik planlama süreci

Planlı bir gebelikten bahsedildiğinde çiftler zaten korumasız cinsel ilişki yaşar. Bu dönemde anne adayları kendini, vücudunu olası bir gebeliğe hazırlamaktalar. Gebelik planladığı andan itibaren anne adayları, beslenme koşullarını, yaşam şekillerini en sağlıklı şekilde ayarlamaya çalışmalılar.

Gebelik isteyen kadınlar sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenmeye, zararlı olabilecek alışkanlıklardan uzak durmaya özen göstermeliler. İşte bu amaçla özellikle alkol, sigara (pasif içicilik dahil) gibi alışkanlıklar varsa bunlar acilen bırakılmalı, uyku ve beslenme düzeni sağlıklı bir şekilde planlanmalı, hem ruhen hem de bedenen gebeliğe hazırlanmalıdır.

Gebelik planlandığı dönemde, anne adayı öncelikle doktora başvurup gebelik adına herhangi bir risk olup olmadığı araştırılmalıdır. Özellikle de anne adayının bilinen bir hastalığı varsa, gebe kalmadan önce hastalıkların tedavisi yapılmalıdır. Ayrıca devam eden hastalıklar için de gebeliğe uygun bir tedavi planlanmalıdır.

Gebelik öncesi muayeneye gidilmeli!

Planlanmamış, istemeden gerçekleşmiş gebeliklerde bazı sorunlar çıkma riski, planlı gebeliklere göre daha yüksektir. Ancak planlı gebeliklerde, gebelik öncesinde detaylı bir doktor muayenesinden geçmek önemlidir. Zira planlanmış ve tüm muayeneleri, testleri yeterince layıkıyla yapılmış gebeliklerin sağlıklı ve daha rahat geçme olasılığı, sağlıklı bir doğum yapma imkanı fazla olur. Çünkü gebelik öncesinde yapılan muayene ve incelemelerin sonuçları doğrultusunda olası sorunlar önceden saptanabilir ve tedavi yapılabilir. Gebelik öncesi muayeneye göre anne adayına uygun bir beslenme, iş yaşamı, günlük yaşam, cinsel yaşam gibi konularda planlama yapılır. Bununla birlikte gebelikte yaşanması muhtemel kansızlık, idrar yolu enfeksiyonları, genital enfeksiyonlar, diş ve diş eti problemleri gibi sorunlar gebelik gerçekleşmeden halledilebilir.

Gebelik öncesi muayenesi ile anne adayının var olan; şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, astım gibi çeşitli rahatsızlıkları veya yumurtalık kisti, miyom gibi jinekolojik sorunları önceden tedavi edilerek gebeliğe daha sağlıklı bir şekilde başlamak mümkün olabilir. Ayrıca anne adayının kendisinde ya da baba adayında genetik bazı rahatsızlıklar varsa, bunların da doktora bildirilmesi önemlidir. Bu sayede gebeliğin içermesi muhtemel riskler de ekarte edilebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir