hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

2. Hafta Hamilelik

2. Hafta Hamilelik

1.-hafta-hamilelik

Hamileliğin 2. Haftası

Gebeliğin 1. haftası içinde bebeğe, anne ve babanın genetik yapısını verecek yumurta hücresinin gelişimi ile ilgili işlevler oluştu. 2. haftaya geldikten sonra ise bebeğin genetik yapısının diğer yarısını oluşturan babaya ait sperm hücresi ile ilgili gelişim gerçekleşecektir.

Gebeliğin 2. haftasında babanın özellikleri bebeğe aktarılıyor!

Üreme çağındaki bir erkeğin üreme organları olan testisler içinde sperm üretilir. Spermi üreten (testis) ve depolayan (epididim) organlar cinsel organın altında bir torba içinde yer almaktadır. Isıya karşı dayanıksız olan üreme hücresi sperm; baş, gövde ve kuyruk olmak üzere üç parçadan oluşur. Spermin baş kısmı, yumurtanın içine girebilmek için gerekli maddeleri barındırmakta ve çekirdek adı verilen bölümde hücrenin babaya ait genetik yapısı bulunmaktadır. Spermin gövde bölümü hücrenin ileri doğru hareket edebilmesi için gerekli olan enerjiyi barındırır, kuyruk kısmı ise sperm hücresinin hareket edebilmesini sağlar.

Döllenme işlemi

Üreme çağındaki sağlıklı bir erkek boşalma sırasında milyonlarca spermi kadın genital sistemine boşaltır. Fakat bu milyonlarca spermden sadece ortalama 1000 tanesi yumurta hücresinin yanına kadar ulaşabiliyor. Bunlar içinden de en güçlü olan sperm yumurta hücresinin içine girerek yumurtayı dölleyebilir.

Sağlıklı bir yumurta hücresi, kadın yumurtladıktan sonraki ilk 12 – 24 saat içinde döllenmelidir. Bu süre geçerse yumurta hücresi ölür ve bir sonraki yumurtlamaya kadar gebelik gerçekleşmez. Yumurtladıktan sonraki bir günlük süre içinde döllenme için yumurta hücresi geldiğinde sperm hücreleri fallop tüplerinde bekliyor olmalılar. Çünkü sperm hücresi ortalama 72 saat, yumurta hücresi ise 24 saat canlı kalabilir.

Unutulmamalıdır ki, aksi bir durum söz konusu değilse, üreme çağındaki her kadın bir ayda sadece tek bir yumurta hücresi olgunlaştırır, erkeğin vücudu ise milyonlarca sperm hücresi üretir ve her boşalmada bunlar ortaya çıkar. Erkeğin vücudunun ürettiği sperm hücreleri testislerde depolanırken kadınlarda her ay sadece 1 yumurta üretilir ve gebelik planlanıyorsa o yumurta döllenmelidir.

Gebeliğin 2. haftasında Folik asit çok önemli!

Artık neredeyse herkesin çok iyi bildiği bir husus var ki; gebelik planlandığı dönemden itibaren, özellikle de gebe kalmadan 3 ay öncesinden başlayarak folik asit takviyesi almak öneriliyor. Gebelik öncesi muayenede ya da gebelik gerçekleştikten sonra doktorun folik asit, önermesi durumunda günlük önerilen doz 0.4 miligramdır, 400 mikrogramdır.

Daha gebelik gerçekleşmeden Folik asit takviyesinin önerilme sebebi; folik asidin bebekte; nöral tüp defekti adı verilen ve bebeğin santral sinir sisteminde oluşabilecek muhtemel sorunları önleyebiliyor olmasıdır. Uzmanlara göre; gebelikte folik asit kullanımı, bebekte omurgada açıklık veya bebeğin beyin dokusunun gelişmemesi gibi çok ciddi sorunları önleyebiliyor. Zaten folik asit, kan yapımında ve birçok hücre işlevinde de görevli olan bir vitamindir.

Gebelikte folik asidi takviye olarak almanın yanında, folik asit bakımından zengin besinlerin de beslenme programına dahil edilmesi gerekiyor. Bu bağlamda folik asit açısından zengin olan; tahıllar, portakal suyu, meyveler, baklagiller, fasulye ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler gebelikte tüketilmelidir. Başta daha önceden nöral tüp defekti sorunu yaşayan kadınlar olmak üzere, tüm anne adayları doktor önerisiyle gebelikte folik asit almalılar.

Gebeliğin 2. haftasında anne adayında meydana gelen değişiklikler

Gebeliğin 2. haftasında aslında anne adayının son yaşadığı adet kanamasının belirtileri daha birkaç gün önce bitmiştir. Bu arada anne adayının sağ veya sol yumurtalığında olası bir gebelik için bir yumurta hücresi olgunlaşıyordur. O ay çıkacak olan yumurta hücresi folikül adı verilen içi sıvı dolu bir kesecik içinde olgunlaşmaya devam etmektedir. Bu yumurta kesesi 18 – 20 milimetrelik bir büyüklüğe ulaştığında artan hormonların etkisiyle çatlar ve içindeki olgun yumurta hücresi dışarı çıkar. Yine bu süre içinde bebeğin içine yerleşeceği rahim iç tabakası da gebelik için kendini hazırlar. Eğer anne adayının adet döngüsü, 28 günlük ise 14. günde, yani gebeliğin 2. haftasının son gününde ya da bir sonraki haftanın başında yumurtlama gerçekleşir.

Adet kanaması neden ve nasıl olur?

Kadınlarda genel olarak 16 – 45 yaş arası üreme çağı olarak kabul edilir. İşte bu üreme çağı içindeki kadınlar herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece her ay adet kanaması yaşar. Bunun sebebi, rahim iç tabakasının muhtemel bir gebelik için her ay yenilenmesini sağlamaktır. Kadının yaşadığı aylık adet kanamasıyla birlikte o ay oluşan rahim iç tabakası vücut dışına atılır ve bir sonraki yumurtlama dönemi için bu bölgede yenilenme süreci başlar. Yumurtlama sürecinde gelişmekte olan yumurta kesesinin ürettiği östrojen hormonu, rahim iç tabakasının yeniden yapılanmasını ve kalınlaşmaya başlamasını sağlar. Rahim iç tabakasının döllenen yumurtayı içinde barındırıp büyütecek özelliklere sahip olabilmesi, yumurtlama sonrasında salgılanan progesteron hormonunun etkisiyle mümkün olur. Zira progesteron hormonu, rahim iç tabakasını bebek için uygun hale getirir. Yumurtlama gerçekleştikten sonra yumurtlamanın olduğu yumurtalık dokusunda oluşan sarı cisim progesteron hormonu üretir ve salgılar. Bu dönem içinde döllenme olmaz ve gebelik gerçekleşmezse, gelişen rahim iç tabakası adet kanamasıyla dışarı atılır ve yeni bir adet döngüsü başlar.

Yumurtlama dönemi nasıl hesaplanır?

Her kadının adet döngüsü farklı özellikler içerir ve bu süre de her kadında farklı olabilir. Adet döngüsü 28 günde bir ise son adet tarihinin başlangıcından itibaren sayıldığında 14. gün yumurtlama gerçekleşir. Adet döngüsü 28 değil de, 21 ya da 30 gün ise bu döngünün uzunluğundan 14 gün çıkarılır ve yumurtlama günü bulunur. Bu bağlamda; 30 günlük bir adet döngüsüne sahip olan kadın, son adet tarihinin başlangıcından itibaren saydığında 30 – 14=16. günde yumurtlar.

Bazı kadınların adet döngüsü düzenli olmayabilir ya da her ay değişebilir. Böyle bir durumunda bu tür bir hesaplama tam olarak doğru sonuç vermeyebilir. O zaman da yumurtlama günü, hissedilen bazı yumurtlama belirtileri ya da bazı tıbbi uygulamalarla belirlenebilir. Örneğin bazı kadınların yumurtlama günlerinde sağ ya da sol kasıkta kısa süreli ağrı ve batma hissi olur. Bunu fark eden kadın yumurtlama gününü belirleyebilir.

Yumurtlama dönemini belirlemek için östrojen hormonu da önemli bir kriterdir. Kadınlarda östrojen hormonu, tüm adet döngüsü boyunca normal salgılanırken, yumurtlama gününden yaklaşık bir gün önce bu hormonun kandaki seviyesi aniden yükselmeye başlar. Çünkü yumurtalıkta gelişmekte olan folikülün ürettiği hormon miktarı çok daha yüksek bir seviyeye çıkmıştır. Kanda östrojen hormonu en yüksek seviyeye çıktığında beyin, folikülün çatlamaya hazır olduğu sinyalini alır ve bundan bir gün sonra yumurtlamayı sağlayıcı Luteinleştirici Hormon seviyesini en üst seviyeye getirir. İşte bundan kısa süre sonra da yumurtlama meydana gelir.

Kadında yumurtlama işlemi gerçekleştikten sonra, yumurtalıkta folikülün çatladığı yerde oluşan sarı cisim, progesteron hormonu salgılamaya başlar ve bu durumda kandaki progesteron hormonu seviyesi hızla artar. Kanda progesteron hormonunun yükselmesiyle paralel olarak da kadının vücut ısısı hızla artar ve bazal vücut ısısı biraz yükselir. İşte tüm bu belirtiler de yumurtlama dönemini belirlemek için işarettir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir