hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

26. Hafta Hamilelik

26. Hafta Hamilelik

Hamileliğin 26. haftasına gelindiğinde bebek 24 haftadır anne adayının rahminde büyüyor, gelişiyor, her geçen gün hayatta kalma şansı artıyordur. Anne adayı artık gebelikte ilk yarıyı atlatmış durumdadır. Hafta bazında değerlendirildiğinde hamileliğin 2. yarısına geçmiş ve hızla doğum anına doğru ilerliyordur. Hamileliğin 26. haftası 6. aya dahildir ve bu hafta itibariyle 6. ayın bitmesine 2. trimesterı tamamlamaya çok az kalmıştır. Ne de olsa günler, haftalar, aylar hızla geçiyor ve anne adayı da bebeği kucağına almak için gün sayıyor.

Hamileliğin 26. haftasında bebeğin gelişimi nasıl olur?

Hamileliğin 26. haftasında bebeğin kilosu artık hemen hemen 900 gram – 1 kilo civarındayken, başından poposuna kadar ölçüldüğünde boyu ise yaklaşık 23 santimetre kadardır.

Artık 1 kilo kadar olan bebeğin gözleri bu hafta açılmaya başlıyor, ancak gözünün renkli bölümünde hala pigment olmadığı için göz rengi henüz oluşmamıştır. Fakat bu hafta artık bebeğin görme yetisi gelişmiştir ve bebek görebiliyordur. Bu bağlamda bebek; gelişen görme ve işitme duyularıyla parlak bir ışık gördüğünde ya da yüksek bir ses duyduğunda hemen hareketlerinde bir artış olur. Anne adayı karnının üzerine bir ışık tuttuğunda bunu net olarak fark eder.

Her ne kadar minik bir bebek olsa da artık anne adayının rahminde kendine bir yaşam düzeni oluşturmuştur. Tıpkı doğduktan sonra olacağı gibi günün belli saatlerinde uyur, diğer saatlerinde ise uyanık kalır. Uyduğu saatlerde hareket etmeyeceği için anne adayı da bu düzeni rahatlıkla takip edebilir.

26. hafta gebelik

Hamileliğin 26. haftasında anne adayında hangi değişiklikler olur?

Zaman hızla ilerlerken anne adayı gebeliğinin üçte ikisini geride bırakmak üzere ve dolayısıyla da minik bebeğe kavuşmaya çok az bir zaman kalmış bulunuyor.  Gebeliğin 26. haftasında anne adayının rahmin göbek deliğinin üzerinde 6 santimetre uzunlukta ve pubik simfizden ölçüldüğünde yaklaşık 26 santimetre civarındadır.

Hamileliğin toplamda 40 hafta olduğunu düşünerek bu süre ikiye bölündüğünde, hamileliğin 2. yarısında anne adayının rahminin her hafta 1 santimetre büyüdüğü söylenebilir. Anne adayı gebeliğin başından beri besleyici, dengeli bir beslenme planı uygulamışsa, 26 haftalık gebelikte toplam 7.2 – 9.9 kilo almış olmalıdır. Normal kiloda hamile kalan ve gebelik boyunca da sağlıklı bir beslenme programı uygulayan kadınlar doğuma kadar toplamda 11 – 14 kilo aralığında alırlar. Gebelikte kilo alımı ile ilgili en ideal yaklaşım bu olmakla birlikte, her kadının bünyesi farklı olduğundan kilo alımını gebeliği takip eden doktorla birlikte kontrol altında tutmak en doğrusu olacaktır.

Hamilelik haftaları ilerledikçe anne adayının rahmi, plasentası ve bebek büyüdükçe elbette alınan kilo da artmaktadır. Artan kilo ise anne adayı için sırt ağrısı, pelviste baskı, varisler, bacak krampları ve baş ağrıları gibi sorunların daha sık olarak yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu şikayetleri önlemek veya azaltmak için anne adayının çok uzun süre ayakta kalmaması, gün içinde mutlaka uzanarak dinlenebildiği molalar vermesi, dinlenirken ve uyurken de sol tarafına yatmaya özen göstermesi önerilir. Zira gebelikte anne adayının sol tarafına yatması bebek için en iyi dolaşımın olanağını sağlamaktadır.

Hamilelik dönemi içinde anne adayının dolaşım sistemi normalden daha yoğun çalışır. Rahimde her geçen gün büyüyen bebeğin gelişimini tamamlayabilmesi için çok fazla oksijene ve besine ihtiyacı vardır. Bu besin ve oksijen iletiminin tam olarak gerçekleşebilmesi içinse anne adayının rahmine giden kan akışının sürekli olarak rahat bir şekilde devam etmesi gerekiyor. Bu sebeple de gebelik boyunca ve özellikle de 26. haftanın da dahil olduğu bu haftalarda özellikle yatarken vücudu rahat ettirmek önemlidir. Bu bağlamda uzmanlar, anne adaylarının özellikle dinlenirken ve uyurken sol tarafa yatmaları gerektiği görüşündeler. Anne adayları sol tarafa uzandıklarında rahme giden kan damarlarında baskı oluşmaz, bebeğe yeterli besin ve oksijen ulaşır. Bununla birlikte yine aynı amaçla anne adayı mümkün olduğunca dik oturmaya dikkat etmeli ve bu sayede hem kan dolaşımını hem de sindirim sistemini rahatlatmalıdır.

Hamileliğin 26. haftasında anne adayı nasıl beslenmeli?

Sağlıklı yaşamdan bahsedildiğinde kesinlikle balık yemek önerilir. Hele bir de hamilelik döneminde balığın beslenmedeki önemi tartışılmaz. Uzmanlar, hamileyken balık yiyen kadınların daha sağlıklı, daha uzun ve kaliteli bir hamilelik dönemi geçirdiklerini, daha kilolu ve sağlıklı bebekler dünyaya getirdiklerini belirtmekteler. Bebeğin anne adayının rahminde olabildiğince uzun süre kalması istenir. Zira bebeğin rahimde kalma süresi ne kadar uzun olursa, doğan bebeğin daha güçlü, daha sağlıklı, daha çok gelişmiş olma ihtimali de o kadar artar.

Araştırmalara göre hamilelikte balık tüketen kadınların erken doğum yaşama riski, balık tüketmeyenlere göre çok daha düşüktür. Çünkü balıktaki Omega 3 yağ asitleri hamileliğin maksimum sağlıklı bir şekilde geçmesini sağlarken, gebeliğe bağlı hipertansiyon sorunlarını da önleyebilir.

Gebelik beslenmesinde doktorun izin verdiği balıkların çoğu; yağ bakımından fakir ve B vitamini, demir, çinko, selenyum, bakır bakımından zengindir. Bu bakımdan hamsi, uskumru, tekir, somon, sardalye gebelikte bolca tüketilmesi önerilen balıklardır. Ancak herhangi bir sebeple balık yiyemeyen kadınlar bu ihtiyaçlarını keten tohumu yağı, soya fasulyesi, ceviz ve buğday tohumu tüketerek karşılayabilirler. Fakat anne adaylarının gebelikte haftada 2 kez balık tüketmeleri en doğru yaklaşım olacaktır.

Gebelikte yüksek tansiyon risklidir!

Gebelik öncesinde herhangi bir şekilde düşük ya da yüksek tansiyon sorunu olmayan kadınların tansiyon değerleri gebelikte dengesizleşebilir. Özellikle de gebeliğin 20. haftasından sonra anne adayının tansiyonu ani şekilde yükselebiliyor, hatta gebelerin % 5 –10’unda gebeliğe bağlı tansiyon sorunu yaşanıyor. Bu sebeple de gebeliği takip eden doktor her muayenede anne adayının kilosunu ve tansiyon değerini kontrol etmelidir. Aksi halde kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon gebelik için çok ciddi riskler yaratabilir.

Gebelikte ödem adı verilen şişkinlikler ayaklarda, bacak üstlerinde ve bileklerde şişme, idrarda protein kaybı gibi sorunlar da ortaya çıkabilmektedir. Aslında bunların bir sebebi ve bir yandan da sonucu olarak preeklampsi adı verilen gebelik zehirlenmesi yaşanabilir. Çok ciddi sonuçlara sebep olabilecek bu sorunu önlemek için anne adayları aşırı tuzlu, baharatlı gıdalardan uzak durmalı ve gün içinde sık sık mola vermeli, dinlenmeli ve daha sağlıklı beslenmeye özen göstermelidir.

Anne adayının tansiyonunun aniden yükseldiği, ancak vücutta ödemin olmadığı vakaların daha detaylı olarak değerlendirilmesi gerekir. Gebelik döneminde tansiyon yükselmesi sorunu için anne adayına önerilen, gebeliğe ve bebeğe zarar vermeyen tansiyon ilaçları faydalı olabilir. Gebelikte yüksek tansiyon kesinlikle tehlikelidir ve bu gebelerin daha sık ve

Gebeliğin başından doğuma kadar ve aslında doğumdan sonraki süreçte de olası rahatsızlıkları, komplikasyonları önlemenin yolu sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme programı uygulamaktan geçer. Bu sebeple de anne adayları daha gebelik planlandığı andan itibaren bir beslenme uzmanı veya kadın doğum uzmanı ile görüşmek, iletişim halinde olmak çok önemlidir. Bu konuda uzmanların önerilerine uymak pek çok hastalığı, gebelik şikayetini önleyecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir