hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.
Yumurtlama Hesaplama Gebelik Hesaplama

35. Hafta Hamilelik

35. Hafta Hamilelik

Gebeliğin başında hiç bitmeyecekmiş gibi gelen 40 haftalık gebelik süreci 35. haftanın başıyla birlikte artık son 6 haftaya girmiştir. 35 haftalık gebelik, gebeliğin 8. ayının sonuna denk gelmektedir. Yani 40 haftalık upuzun gebelik sürecinin 35 haftasına girilmiş ve muhtemelen bu hafta ile birlikte doğuma sadece 6 haftası kalmıştır. Aslına bakılırsa bu haftadan sonra her gün, her hafta içinde, her an doğum olacakmış gibi düşünmekte fayda vardır. Elbette ki gebeliği takip eden doktor, doğumun ne kadar yaklaştığı ve doğuma muhtemelen kaç hafta kaldığını daha iyi hesaplayacaktır.

Hamileliğin 35. haftasında bebeğin gelişimi nasıl olur?

Her geçen gün, her geçen saat bebek büyümeye devam ediyor ve onunla birlikte anne adayının rahmi ve plasenta da büyüyor, amniyotik sıvı artıyordur. Tüm bu değişimler total olarak düşünüldüğünde bebeğin kilosunun ve boyunun da arttığını tahmin etmek hiç de zor değil. 35 haftalık bir gebelikte bebek yaklaşık olarak 2.5 kilo, boyu ise 45 – 50 santimetre aralığındadır.

Bebeğin fiziksel gelişiminin yanı sıra beyin hücreleri de hızla çoğalmaya devam ediyor. Bu bağlamda bebeğin kafasının büyüyordur. Artık doğuma az kaldığı için bebek başını pelvise doğru dönmüş olabilir. Ancak her bebek bu hafta doğum pozisyonunu belirleyemeyebiliyor. Eğer bebek bu haftadan başını pelvise dönmüşse doğumda da önce başı çıkacak ve böylelikle doğum daha kolay olacaktır. Bazı gebelikler bebeğin kafasının normalden daha büyük olduğu tespit edilebilir. Eğer bu durum doğumda sorun yaratacak kadar ciddi ise doktor bu konuda gerekli önlemi alacaktır. Ancak bebeğin kafasının normal kabul edilebilecek bir büyüklük olması durumunda yumuşak da olduğu için doğum kanalından geçmesinde herhangi bir zorluk olmayacaktır.

Haftalardır anne adayı bebeğinin hareketlerini hissediyor ve birkaç haftadır da her gün sayarak takip ediyordur. Ancak artık bebek fazlaca büyüdüğü için rahmin içindeki alan daha da daralmıştır. İşte bu sıkışıklıktan dolayı hareketler daha az hissedilir, fakat az da olsa mutlaka gün içinde anne adayı bebeğin gerildiğini, yuvarlandığını ya da hafif kıpırdadığını hisseder.

35. hafta gebelik

Hamileliğin 35. haftasında anne adayında hangi değişiklikler olur?

Gebeliğin en belirgin değişikliklerinden birisi olan kilo alma durumu bu haftada da hız kesmeden devam ediyordur. Anne adayı bu son haftalarda bir haftada yarım kilo alarak bu serüvene devam ediyor. 35 haftalık hamilelikte anne adayının aldığı toplam kilo ortalama 10 – 13 civarındadır. Aslında daha 5 hafta gibi bir süre varken, şimdiye kadar 10 kilo almış olmak yeterlidir. Ancak her kadının gebelikte aldığı kilo miktarının da değiştiğini söylemekte fayda var. Burada önemli olan anne adayının bu kiloları kaliteli besin kaynaklarından almış olmasıdır.

Hamilelik sürecinin son dönemlerine gelindiği bu haftalarda anne adayının vücudunun, bebeğin gelişimini desteklemek için bol miktarda vitamin ve mineral ihtiyacı vardır. Özellikle de doğumdan sonra bebeği bol bol emzirecek olan anne adayının çok kaliteli besinlerle vücudunu hazırlaması gerekiyor. Bu bağlamda gebeliği takip eden doktor aksini söylemediği sürece ihtiyaç duyulan bu vitaminler ve mineraller kesinlikle doğal besinlerden alınmaya özen gösterilmelidir.

Bu haftalarda artık bebek, doğum sürecine hazırlık olarak daha aşağılara, leğen kemiğinin içine doğru inmekte ve anne adayı da bunu rahatlıkla hissetmektedir. Bu sayede karın bölgesinin üst kısmı iyice rahatlarken, leğen kemiğine, idrar torbasına ve kalçalara olan baskı artar. Ancak endişelenmeye gerek yoktur. Zira artık doğum yaklaşmış, bebeğe kavuşmaya az kalmıştır.

Hamileliğin 35. haftasında anne adayı hangi şikayetleri hisseder?

  1. Kanama

Gebelik dönemi boyunca anne adayının yaşadığı herhangi bir kanama endişelendirmekte, bir sorun olabileceğine dair kaygı yaratmaktadır. Bu bağlamda hamileliğin bu son haftalarında yaşanan kanama da plasenta ile ilgili sorunların işareti olabileceği için endişeye sebep olur. Plasentanın önde gelmesi sorunu olan Plasenta Previa Sendromu hem anne adayını hem de doktoru endişelendirebilir. Gebeliğin 35. haftasında ya da 3. trimesterın herhangi bir haftasında kan gelmesi, rahimde hiçbir sancı olmadan ağrısız kanama olması kesinlikle doktorla iletişime geçmeyi gerektirir.

  1. Nefes darlığı

Haftalardır yaşanan sorunlardan birisi anne adayının zaman zaman hissettiği nefes darlığıdır. Zira rahim büyümeye devam ediyor, diyaframı yukarıya doğru itiyor ve anne adayı da yeterince nefes alamıyormuş gibi hissediyordur. Bu durumda anne adayı aslında yaşamı için yeterli hava alabildiği halde, daha derin nefes alma ihtiyacı hisseder ve nefes darlığı yaşar. Bu haftadan sonra bebek yavaş yavaş rahmin ve leğen kemiğinin alt bölümlerine daha belirgin şekilde inecek ve anne adayının nefes alması da kolaylaşacaktır.

  1. Sık idrara çıkma

Bebeğin leğen kemiğinin alt bölümlerine doğru inmesi nefes darlığı sorununu hafifletirken, idrar sorunlarını arttırabiliyor. Bebek leğen kemiğinin içine doğru hareket ettikçe idrar torbası üzerinde daha fazla baskı olur ve bu sebeple de anne adayı daha sık idrara çıkma ihtiyacı hisseder. Hatta bu son haftalarda anne adayı geceleri sık sık tuvalete gideceği için uyumakta zorlanır. Bunu hafifletmek adına aslında gündüz saatlerinde yeterince su içmek ve yatmadan önceki birkaç saat fazla su içmemeye özen göstermek önerilir.

  1. Vajinada ağrı

Hamileliğin 35. haftasında anne adayının vajinada ağrı hissetmesi rahim ağzının açılmaya başladığının bir işareti olabilir. Ancak bu durumda anne adayı doğum sancılarının başladığı gibi bir fikre kapılmamalıdır.  Zira rahim ağzının açılmaya başlaması doğum sancılarından haftalar öncesinde de olabilir. Böyle bir açılma durumunda anne adayı vajinada şiddetli bir ağrı ve baskı hissedebilir. Bu bağlamda gebeliğin son dönemlerinde vajinada ağrı hissedilmesi genellikle kaygılanacak bir duruma işaret etmezken, yine de doktora haber vermekte fayda vardır.

  1. Hemoroit

Hemoroit gebelik dışındaki dönemde ya da gebelikte yaşandığında kesinlikle çok sıkıcı ve zorlayıcı bir sorundur. Gebe kadınların pek çoğu da hemoroit sorunu yaşamaktalar. Tıpkı gebelikte anne adayının bacaklardaki damarlarda varis oluşması nasıl rutinse, rektumdaki damarlarda da aynı şekilde varis oluşabilir. Zira rahim büyüyor ve baskı yapıyordur, pelvise giden kan akışı da artmış ve rektum duvarındaki toplardamarlar şişip kabarmıştır. Bu bağlamda hamilelik döneminde sıkça yaşanan kabızlık sorunu da hemoroit sorununun şiddetlenmesine sebep olarak anne adayını zor durumda bırakabilir.

  1. Ellerde uyuşukluk

Doğum yaklaştıkça, gebeliğin son haftalarına girildikçe özellikle ellerde ve kimi zaman da ayaklarda uyuşukluk hissi olur. Çünkü dokular şişiyor ve sinirlere baskı yapıyordur. Eğer bu dönemdeki uyuşukluk anne adayının başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağının yarısında oluyorsa böyle bir durumda Karpal Tünel Sendromundan bahsedilir. Gebelik dışındaki dönemlerde bu rahatsızlık daha çok düzenli olarak ellerini aynı şekilde hareket ettirerek bir iş yapan kişilerde görülmekle birlikte, hamile kadınlarda da yaşanabiliyor. Çünkü parmaklara giden sinirlerin geçtiği Karpal tüneli hamilelik sırasında şişiyor ve bunun sonucunda ortaya çıkan basınç parmaklarda; uyuşma, karıncalanma, yanma ve ağrıya yol açıyordur. Kimi zaman bu semptomlar sadece parmaklarla kalmıyor, el ve bileğe, hatta tüm kola yayılabiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir