hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

37. Hafta Hamilelik

37. Hafta Hamilelik

Gebelikte 37 haftayı sorunsuz bir şekilde atlatabilen anne adaylarının artık endişelenmelerini gerektirecek bir durum kalmamıştır. Zira 37. haftada ve sonrasında gerçekleşen doğumlar erken doğum olarak sayılmaz. Normal şartlar altında 37. ve 41. haftalar arasında herhangi bir gün gerçekleşen doğumlar normal zamanında gerçekleşmiştir. Çünkü 37 haftalık bir gebelikte bebek zaten gelişimini çoğunlukla tamamlamıştır. 37 haftalık gebelik, 9. ayın, yani son ayın içindedir ve doğum için hazırdır.

Hamileliğin 37. haftasında bebeğin gelişimi nasıl olur?

Gelişimini tamamlamış bir bebeğin en az 2 buçuk kilo olması beklenir. 37 haftalık bir gebelikte ise bebek yaklaşık 2 kilo 90 gram ağırlığında, başından ayağına kadar ölçüldüğünde ise boyu ortalama 47 – 51 santimetredir. Bu gelişimi sayesinde bebek bu hafta doğsa, erken doğum değil, haftasını tamamlamış doğum olacaktır. Bebek bu hafta ilk nefes hazırlığını yapmakta ve ciğerlerine amniyon sıvısı çekip boşaltmaktadır. Emme yetisi çoktan gelişmiş olan bebek başparmağını emiyor, gözlerini kırpıştırıyordur. Aslında dış dünyada hayatını devam ettirebilmek için gerekli olan yetilerinin tamamını kazanmış durumdadır.

Hamileliğin 37. haftasında bebeğin duruş pozisyonu nasıldır?

37 haftalık gebelikte bebeğin yaşamak için yeterli gelişimi kazandığı gerçeğinin yanında, hala büyümeye ve gelişmeye devam ettiği de bir gerçektir. Doğumun her an gerçekleşebileceği bu dönemde bebeğin başı genellikle pelviste aşağı doğru konumlanmıştır. Gebeliklerin yaklaşık % 97’lik kısmında bu doğru duruş pozisyonu olurken, geri kalan % 3’ünde pelvise ilk önce bebeğin kalçalarının geldiği bilinmektedir. Ters pozisyon olarak adlandırılan bu durumda gebeliği takip eden doktor, bebeğin makat pozisyonunda olduğundan şüphelenirse ultrason muayenesi yapılır. Ultrason ile bebeğin rahimde nasıl durduğunu net olarak tespit edilebilir.

37. hafta ultrason

Hamileliğin 37. haftasında bebeğin hareketleri nasıl olur?

Tüm kadınlar birbirinden farklı olduğu için her gebelik ve her bebek de farklıdır, farklı gelişim gösterir. Bebeğin hareketleri de bu bağlamda değişiklik göstermektedir. Genel olarak bakıldığında gebeliğin son haftalarında bebeklerin hareket alanı kısıtlandığı için biraz daha az hareket hissedilirken, az bir kısmında tüm enerjinin ve hareket kabiliyetinin doğuma kadar devam ettiği gözlenir. Bebeğin hareketlerinin son haftalarda azalma sebebi büyük olasılıkla yerinin daralması, amniyon sıvısının azalması ve bebeğin de daha büyümüş olmasıdır.

Hamileliğin 37. haftasında anne adayında hangi değişimler olur?

Gebelik boyunca her doktor muayenesinde anne adayının rahminin ölçüsü, büyüme hızı ölçülmekte, hesaplanmaktadır. Bu hafta rahmin ölçüsü 1 – 2 hafta önceki ölçüyle aynı olabilir ya da birkaç santimetrelik bir gelişim olabilir. Rahim bu hafta pubik simfizden tepe noktasına kadar ölçüldüğünde 37 santimetre, göbek deliğinden ölçüldüğünde ise 16 – 17 santimetre civarındadır. 37 haftalık gebelikte anne adayının kilosu ise toplamda 11 buçuk ile 15 buçuk arasında olabilir.

37 haftalık gebelikte anne adayı hangi belirtileri yaşar?

Hamilelik süreci başından sonuna kadar değişikliklerle doludur, her anne adayının yaşadığı şikayetler ve onların şiddeti değişiklik gösterir. Ancak aşağıda sıralanan belirtiler ve şikayetler 37 haftalık bir gebelikte görülebilen genel durumlardır. Her kadın bu belirtileri farklı dozda yaşar.

  • Kalça ve pelvis bölgesinde sızı ve ağrı,
  • Bebek doğum pozisyonunu aldıktan sonra nefes alış verişin düzelmesi,
  • Bebek doğum pozisyonunu aldıktan sonra daha sık idrara çıkma,
  • Sırt bölgesinde şiddetli ağrı,
  • Yalancı doğum sancılarının sıklaşması (doğuma hazırlık için),
  • Dişetlerinin hassaslaşması,
  • Meme başlarında ilk süt (kolostrum) akması,
  • Her geçen gün artan kabızlık,
  • Özellikle geceleri şiddetlenen bacak krampları,
  • Bacaklardaki damarların varisleşmesi,
  • Bir süredir karın bölgesinde yaşanan kaşıntının artması,
  • Göbek deliğinin dışa doğru çıkması

Hamileliğin 37. haftasında olabilir!

Gebelik süresince zaman zaman olabilen hafif lekelenmeler her daim anne adaylarını endişelendirmektedir. Hamileliğin 9. ayında hafif kanama olması da yine endişelendirmekle birlikte, doğumun başladığına yönelik bir belirti değildir. Gebeliğin son haftalarında cinsel ilişkiden veya vajinal muayeneden sonra yaşanan pembe ya da kahverengi, hafif kırmızı mukus akıntısı olabilir. Bunlar daha çok hassaslaşan serviksin zarar görmesinden ya da deforme edilmesinden kaynaklanmakta ve gebelik için bir tehlike arz etmemektedir. Ancak bu kanama türü akıntılara kasılma ve ağrı da eklenirse doktorla iletişime geçmek gerekir.

Hamileliğin 37. haftasında mutlaka doktor kontrolü yapılmalıdır!

Gebeliğin 37. haftasında doktor genellikle vajinal muayene,  pelvik muayene yapabilir. Bu muayenede doktor, hamileliğin genel durumunu değerlendirirken doğumun ne kadar yaklaştığı hakkında da fikir sahibi olur. Bu muayenede doktor öncelikle amniyotik sıvı sızıntısı olup olmadığına bakar. Ardından rahim ağzını kontrol eder. Doğum yaklaştıkça rahim ağzı genellikle daha yumuşak ve ince bir hal alır. Bu haftaki muayenede de doktor, rahim ağzının yumuşaklığını, incelme miktarını değerlendirir. Bunların yanında bebeğin başının, kalçasının veya bacaklarının önce gelip gelmediğine bakılırken, pelvik kemiğinin de şekli incelenir, değerlendirilir.

Hamileliğin 37. haftasında doğuma hazırlık egzersizlerine devam etmek gerekir!

Sağlıklı bir gebelik süreci ve daha rahat bir doğum için anne adayının gebelik boyunca egzersiz yapması, özellikle de yürüyüş, hamile yogası, hamile pilatesi yapması önerilir. Bu sayede hem gebelik hem de doğumdaki zorlukların hafiflemesi mümkün olabilir. Anne adayının hamilelikte kendisi ve bebeği için yapabileceğin en iyi şeylerden birisi kesinlikle yogadır. Yoga sayesinde hem ruhsal hem fiziksel hem de zihinsel açıdan doğuma en doğru şekilde hazırlanmak söz konusu olabilir, kolay bir doğum yapmak mümkün olur. Bu sebeple de doğum yaklaştıkça yoganın faydası çok daha net görülebilir.

Doğum süreci nasıl olur?

Gebelikte 37. haftaya gelindiğinde her an doğum olabilir. Zaten normal seyreden bir gebelikte doğum 37. – 40. haftalar arasında herhangi bir gün olabilir. Bu sebeple de özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adayları doğumun başladığını anlayamayıp da zamanında doktora ulaşamamaktan endişe duyarlar. Doğum başladığı halde hastaneye ulaşamamak ve müdahale için geç kalmak korkutucu olabilir. Fakat akıldan çıkarılmamalıdır ki; doğum olayı rahim ağzı açıklığı 10 santimetre olduğunda gerçekleşmekte, ilk hamilelikte ise sancılar başladıktan sonraki 1- 1,5 saatte rahim ağzı sadece 1 santimetre kadar açılabilir. Dolayısıyla da ilk gebelikte gerçek rahim kasılmaları başladıktan sonra doğumun gerçekleşmesi ortalama 10 saat kadar sürmektedir. Bu bakımdan evde ya da yolda doğurma gibi bir risk çok da söz konusu olmaz.

Doğum olayının başlaması ve gerçekleşmesi rahim ağzının esneyerek genişlemesi durumudur. Bu olayda rahim kasları önce daralır ve ardından bebeği çıkarmak için gevşer. Anne adayı ıkındıkça bebek dışarı itildikçe rahim ağzı kasları da esner. Bebek dünyaya gelirken;

  • İlk olarak; rahim içi kasılmalar yeterli şiddette, yeterli sürede ve yeterli sıklıkta oluşur, rahim ağzının küçülmesine ve açılmasına neden olur. Bu ilk aşamada rahim ağzı tamamen genişler ve bebeğin başının geçebileceği kadar açılmış olur.
  • Ardından rahim ağzı tamamen 10 santimetre kadar açılır ve bebeğin doğumuyla bu aşama da sona erer.
  • Son olarak bebek doğduktan sonra, bebeği saran plasenta ve zarlar vücut dışına atılır. İşte bu işlemle birlikte doğum süreci son bulur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir