adet-agrisi

Adet ağrıları maalesef zaten hormonal dengesizlikler yaşanılan ve bu nedenle duygusal olarak çalkantılı bir zamanda olunan adet döneminde, kadınların bir de fiziksel zorluklar ile uğraşmalarına sebep oluyor ve bu yüzden adet ağrısının nedenleri konusunda çeşitli araştırmalar devamlı olarak gerçekleştiriliyor. Uzmanlar bu ağrıları ilk adet görülen günden itibaren devam eden primer ağrılar ve belli bir yaştan sonra ortaya çıkabilen sekonder ağrılar olarak ikiye ayırıyorlar. Ancak ağrının çeşidi ne olursa olsun ona karşı mücade etme ihtiyacı hissedildiği bir gerçek.

Adet Dönemi Nasıl İşler?

Kadınlarda adet döneminin yaşanmasının en büyük sebebi, her ay olası bir gebelik için rahmin embriyoya hazırlanmasının gerekliliğidir. Ay içerisinde herhangi bir gebelik ortaya çıkmadığında, döllenmemiş yumurta, rahim içi doku ile birlikte vücuttan atılır ve yeni yumurta açığa çıkarken, rahim de kendisini bu yumurta için yeniden yapılandırır.

Bu sürecin ortaya çıkışı ise ayın ortasından itibaren baskın hale geçen progesteron hormonunun döngü sonunda birden kesilmesi ve bu kesilmenin rahmi yeni döngü için uyarmasıdır. Dolayısıyla hormonal dengede yaşanan problemler adet döngüsünü sonlandırabiliyor, daha erkene veya geçe çekebiliyor, ayrıca hiç adet yaşanmamasına bile sebep olabiliyorlar.

Bu nedenle adet ağrıları ile boğuşan kadınlar, aynı zamanda düzensiz adet gibi şikayetlere sahiplerse, öncelikle adette düzensizliğe sebep olan faktörlerin keşfedilmesi için kadın hastalıkları uzmanlarına görünmeliler. Zira ağrıların sebebi adet düzensizliğine sebep olan faktörlerden birisi olabilir.

Adet Ağrısının Nedenleri

İlk adet görülen günden bu yana her adet zamanında ortaya çıkan şiddetli ağrıların genellikle herhangi bir sebebi bulunmuyor ve çoğu vakada rahimde veya üreme sisteminde bir farklılık yahut rahatsızlık mevcut değil. Bu noktada ağrıların en temel sebebi, rahmin kasılmasını ve içerisindeki atık dokuları atmasını sağlayan prostaglandin adlı bir madde. Bu madde sayesinde rahim dokuları bulundukları yerden atılıyorlar, artan parçalar kasıntılar ile birlikte rahim ağzına geliyorlar ve daha sonra vajinadan dışarı çıkıyorlar.

Özellikle hiç doğum yapmamış olan kadınların rahim ağızlarının biraz dar olması, bu atık dokuların dışarı çıkmasını zorlaştırdığından ağrı süreci biraz daha şiddetli oluyor. İlk doğumunu yapan kadınların adet ağrılarının genellikle hafiflemesi de atık dokularla birlikte prostaglandinin de rahimden hızla uzaklaştırılması ve rahim kasılmalarının azalmasıdır.

25-35 yaş aralığında ortaya çıkabilen ikincil ağrıların ise genellikle bir sebebi oluyor ve bu nedenle kontrollerin aksatılmamaları önemli. Endometriozis, adenomyozis, myomlar, yumurtalık kistleri, polipler, enfeksiyonlar, doku yapışıklıkları, spiral gibi pek çok sebebi olabilen bu ağrılar için gerekli tetkikler yapılıyor ve sorun tespit ediliyor. Bunun ardından gerekli tedavilerin gerçekleştirilmesi ile birlikte ağrılar da genellikle son buluyorlar.

İlk adet görülen günden bu yana devam eden ağrılar genellikle çeşitli ağrı kesiciler ile bastırılıyor veya mineral destekleri ile ağrıların hafiflemesi sağlanıyor. Lakin kullanmak istediğiniz tedavi yöntemi konusunda doktorunuza danışmanız en doğrusu olacaktır çünkü ağrılar bazen başka sebeplerden dolayı daha şiddetli hale gelmiş olabiliyorlar. Kendi kendinize ilaç ve besin desteği kullanımından imtina etmelisiniz.

Adet Ağrılarının Tedavisi

Adet ağrılarının tedavilerinde uzmanlar problemin kaynağına yönelik ilaçlar reçete ediyorlar yahut bir tıbbi operasyon gerekliyse bu konuda hastaları bilgilendiriyorlar. Lakin alternatif tıp adı altında uygulanan bazı tekniklerde, hastaların çeşitli yağlar, karışımlar ve sıvılar tüketmeleri öneriliyor. Özellikle doktorunuz önermediği sürece bu tip uygulamalardan kaçınmalısınız.

Adet ağrılarına sebep olan bazı faktörlerin kısırlık sebebi olabilmeleri veya gebelik ihtimalini de düşürmeleri sebebiyle gerekli kontroller büyük önem kazanıyorlar.

 

Author

Write A Comment