hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Amniyotik Band Sendromu

Amniyotik Band Sendromu

amniyotik-band-sendromu

Amniyotik band sendromu, zaman zaman ADAM kompleksi, amniyotik deforme, adhezyon, mutilasyon gibi adlarla da tanımlanıyor ve anne karnındaki bebeğin gelişimini farklı düzeylerde etkileyebilen bir rahatsızlık diyebiliriz. Bu rahatsızlık, bebeklerde çeşitli organların gelişmesini engellemekten tutun da ölüme kadar giden çeşitli sonuçlar doğurabildiği için, dikkatle izlenmesi gerekenler arasında. Sizlere adım adım amniyotik band sendromu gelişimi ve etkileri hususunda bilgiler verelim.

Amniyon Zarı ve Sıvısı

Anne karnındaki fetüs yani bebek, burada bulunduğu süre içerisinde amniyon zarının içindeki amniyon sıvısının içerisinde yüzer ve bu kesenin varlığı sayesinde hiç bir zarar görmeden anne karnındaki varlığını sürdürür. Bu sıvının içerisinde salınmakta olan bebek, göbek kordonu vasıtasıyla da plasentaya bağlıdır ve oradan beslenir.

Dolayısıyla amniyon sıvısı bebeğin hayatının devam etmesi için en önemli etkenlerden birisi ve bu zar da amniyon sıvısının içeride tutulabilmesi için çok önemli. Sıvının kaybedilmesi halinde bebeğin kaybı da maalesef zaruri hale gelmekte.

Amniyotik Band Sendromu

Amniyotik band sendromu, amniyon zarının bir şekilde ip gibi katlı yapılar oluşturmasından kaynaklanmaktadır ve oluşan bu bantlar bebeğin çeşitli organlarını ve uzuvlarını sıkıştırarak maalesef bebeğin gelişimine engel olmaktadırlar.

Yapılan araştırmalar, bu zar katlanmasının muhtemelen erken gebelik döneminde zarda oluşan yırtıklardan dolayı olduğunu, zarın kendisini yenilemesinin ardından yırtık parçaların içeride kalmasının bu sonucu doğurduğunu gösteriyorlar. Normalde orada olmaması gereken bu zar parçaları, bebeğin elini, kolunu, bacağını veya diğer organlarını sarıyor ve onların gelişmesine engel oluyorlar.

Zira bandın sardığı noktalardan aşağısına oksijen ve kan akışı kesiliyor ve bu organların doğru bir şekilde gelişmesi imkansız hale geliyor.

Amniyotik Band Sendromunun Bebeğe Verdiği Zararlar

Amniyotik band sendromu, bebeğin neresini sardığına göre değişik zararlar verebiliyor. Eğer bant çok sıkı değilse ve parmak, el gibi organları sarıyorsa, bu bölgelerde izler ve bazı gelişim bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Fakat daha sıkı bir şekilde uzuvları sarmalamış olan amniyotik band sendromu vakalarında, organların tümden gelişmesine engel olacak durumlarla karşılaşmak da mümkün oluyor.

Eğer band bebeğin boynuna dolanırsa gebeliğin kaybı ile de bu durum sonuçlanabiliyor. Genellikle parmak yapışıklığı gibi çözülebilen sıkıntılara yol açsa da, daha ileri amniyotik bandı vakalarında maalesef bebeğin eksik uzuvlarla doğması veya anne karnında ölmesi mümkün hale geliyor.

Amniyotik Band Sendromu Nasıl Anlaşılır?

Amniyotik band sendromu maalesef anne ve baba adayları tarafından anlaşılamıyor. Bunun için periyodik muayenelere gitmek ve ultrason cihazlarını kullanmak gerekiyor. Doktor bebekte böyle bir durum tespit ettiği zaman anne baba adaylarını bilgilendiriyor ve ardından nasıl bir yöntem izleneceğini aileyle birlikte kararlaştırıyor.

Bazen erken evrelerde amniyotik band sendromunu anlamak mümkün olmadığından dolayı ilerleyen muayene zamanlarında bu problemle karşılaşmak mümkün.

Bunun yanında, bandın direkt olarak görüntülenemediği hallerde, bebeğin organlarındaki gelişim bozuklukları takip edilerek bandın varlığı da kararlaştırılabiliyor. Amniyotik band sendromuna karşı herhangi bir cerrahi müdahale imkanı bulunmadığı için, tetkiklerde bu tip müdahaleler gerçekleştirilemiyor.

Amniyotik Band Tedavisi Nasıl Olur?

Sendromun tedavisi için yapılabilecek herhangi bir şey mevcut değil. Lakin ultrason görüntülerinde band çok kalın ve engelleyici bir haldeyse, doktor ve anne adayı gebeliğin sonlandırılması kararını verebiliyor. Hafif vakalarda ise bebeğin hangi uzuv ve organ sorunu ile doğacağı tespit ediliyor ve doğumun ardından gereken işlemler ivedilikle tamamlanıyor.

Henüz test aşamasında olan bazı tedavi yöntemlerinde ise bandın direkt olarak hamilelik aşamasında kesilmesi planlanıyor lakin gerçek hayatta henüz kullanılan bir tedavi yöntemi değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir