Author

hamilelik.com

Browsing

Kistik Higroma Nedir ? Kistik higroma, çoğunlukla boynun arka ya da yan bölümünde bulunan, lenfatik sistem kaynaklı olarak meydana gelen anomalidir. Boyunda bulunan yumuşak doku içerisinde çoğul kistler söz konusu olabilir. Kistlerin içinde bulunan sıvı şeffaf renkte ya da bulanık halde mevcut olabilir. Kistin büyüklüğü her hastada farklıdır. Bu sorunun görülme oranı ise 1/1000 olarak ifade edilir. Düşüklerden sonra ortaya çıkma riski 200’de bir olmaktadır.  Lenfatik sistem oluşumu hamileliğin 5. Haftasından itibaren gelişir. Meydana gelen lenf sistemi ile venöz sistem (toplardamarlar) arasında hamileliğin 40. Haftasında başlar.Ortaya çıkan bu bağlantı neticesinde lenfatik sistemdeki sıvı venöz sisteme boşalır. Bu bağlantının ortaya çıkmadığı durumlarda ise fetusun boyun bölümünde lenfatik sisteme ait sıvının toplanması kaynaklı olarak kistik yapılar oluşur. Bu kistik yapılar kistik higroma olarak ifade edilir. Tanı nasıl koyulur? Hamileliğin 10. Haftasından itibaren ultrason ile tanı koymak mümkündür. Boynun arka bölümünde simetrik bir yapı tespit edilir. Çoğunlukla bu kistik bölümün ayrıldığı gözlemlenir. Kistik…

Tek Umblikal Arter (Bebeğin Kordonunda Tek Atardamar Bulunması) Bebeklerin göbek kordonunda normalde 3 tane damat mevcuttur. Bu 3 damardan 2 tanesi umblikal arter adı verilen atardamarlardır. Diğer damar ise toplar damar olan umbikal vendir. Fetusun ilk oluşma döneminde sağ ve solda 2 adet toplar damar yani umblikal ven bulunur ancak daha sonra sağ umblikal ven ortadan kalkarak yalnızca sol umblikal ven kalır. İnsan vücudunda bulunan atardamalar genellikle insan vücuduna temiz kan taşır. Bu temiz kan; oksijen ve besin anlamına gelir. Toplar damarlar ise kirli kanı yani karbondioksit ve atık maddeler içeren kanı taşımakla görevlidir. Fetuslarda ise göbek kordonunda bu kuralın tam tersi geçerli olmaktadır. Umblikal arterler kirli kanı fetustan plasentaya yani bebeğin eşine doğru taşır, umblikal ven temiz kanı plasentadan fetusa taşır. Tek umblikal arter adı verilen durumda ise göbek kordonunda bir umblikal arter bir de umblikal ven mevcuttur. Bir adet umblikal arter mevcut olmasına rağmen tekil doğumların yalnızca %1’inde…

Mikrosefali Nedir? Mikrosefali, fetus başının normalden küçük olması sorunudur. Bu küçüklük, normal fetus başından 2-3 kat küçük olabilir. Mikrosefali sorununda yüz ve kafatası arasında orantısızlık söz konusudur. Alnın basık olması ve beynin ufak olması ile karakterizedir. Çeşitli genetik hastalıklar ve enfeksiyonlar sebebiyle ya da radyasyon, annenin aşırı alkol alması ya da anne kaynaklı çeşitli hastalıklar mikrosefaliye yol açabilir. Mikrosefali tanısı koymak komplike olabilmektedir. Vücudun diğer organlarının oranlarını ve gelişme geriliğini tespit etmek gerekebilmektedir. Mikrosefali tespit edilen gebeliklerde zeka geriliği meydana gelebilir. Ancak her mikrosefali bebeklerde zeka geriliği söz konusu değildir. Ancak mikrosefali oranının fazla olması farklı anomalilerin eşlik etmesi, zeka geriliği için risk faktörüdür. Mikrosefaliye yol açan faktörler nelerdir? İzole ya da sendromik genetik hastalıklar, Çeşitli metabolik hastalıklar, Hamilelikte ilaç, alkol ve toksik madde maruziyeti, Annenin gebelik döneminde enfeksiyon yaşaması, Beslenme düzeninin yetersiz olması, Folik asit eksikliği, Plasental yetmezlik, Hipotroidi, Doğum sırasında hipoksiye maruz kalma, Menenjit, Ensefalit, İnme, travma, Bazı…

ANAL ATREZİ (BEBEKTE MAKATIN KAPALI OLMASI) Bebeğin makatının kapalı olması; bağırsakların son bölümünde bulunan anüs ve rektumun gelişmemesi sonucu meydana gelir. Bu alanda açıklık olmadığı için bebek kaka yapamaz. Oldukça nadir görülen bu anomali, ultrason muayenelerinde fark edilemeyebilir. Ortalama olarak 5000 doğumda 1 görülür. Ameliyata ihtiyaç duyulur mu? Nasıl bir ameliyat yapılır? Anüs açıklığının olup olmaması ya da yapılan muayeneler sonucunda gelişmeyen bağırsak bölgesinin anüs olması gereken alana uzaklığına göre uygulanması gereken tedavi yöntemleri değişir. Anüs açıklığının bulunması gereken kas kompleksi; yerleşik durumda ise operasyon tek seansta yalnızca makat bölgesine uygulanabilir. Ancak anüs açıklığının daha zor yaratılması durumlarında, kalın bağırsağın karın duvarı ağzına yerleştirilmesi sağlanabilir. Çocuğun uygun yaşa ve kiloya gelmesi durumunda ise tamamlayıcı ameliyatın yapılmasına da ihtiyaç duyulur. Bu operasyonlar yapılmazsa, anüs olmadığı için bebek hayatını kaybedebilir ya da tedavi sağlandıktan sonra dahi kronik kabızlık meydana gelebilir. Anal atrezi ameliyatı sonrası İşlemin tamamlanmasından sonra, hastanın yaşına göre yeni doğan…

Sezaryen Doğumdan Sonra Ağrı Sezaryen, cerrahi bir operasyondur. Sezaryen sonucunda bebek dünyaya gelse de aslında teknik olarak sezaryen bir ameliyattır. Bu sebeple de sezaryenden sonra annenin ağrı hissetmesi oldukça doğaldır. Ancak günümüzde anestezi yöntemlerinin gelişmesi ve kullanılan ağrı kesicilerin daha etkili olması sayesinde nispeten daha konforlu iyileşme dönemi geçirilmektedir. Sezaryen doğumdan sonra yaşanan ağrıların sebebi ise cilt ve kas kesileridir. Sezaryen doğumlarda da normal doğumlarda olduğu için rahim kanamayı durdurmak adına kasılmaktadır. Bu sebeple de ağrı meydana gelir. Sezaryen sonrası ağrı nasıl azaltılır? Sezaryen doğumdan sonra ağrının en fazla olduğu süreç, doğumdan sonraki ilk 4 saattir. Anestezi yöntemi ister epidural ister spinal olsun, ağrı sezaryen operasyondan sonra oluşabilir. Ancak spinal ve epidural anestezi sırasında anne uyanık olduğu için bir şok yaşanmamaktadır. Bu anestezi yöntemlerinin etkisi doğumdan sonra da devam ettiği için annenin duyduğu ağrı daha azdır. Ancak genel anestezi yönteminde, anne direkt olarak uyandığı için ağrı daha yoğun hissedilebilir.  Genel…

Perimortem (Postmortem) Sezaryen Perimortem sezaryen, annenin hayatı tehlikedeyse bebeğin hayatını kurtarmak için uygulanmaktadır. Çoğunlukla trafik kazaları, intihar gibi ani ve riskli durumlarda uygulanmaktadır. Örnek olarak anne adayı trafik kazası geçirmişse, annenin hayatını kaybetmemesi için gerekli müdahaleler yapılır. Fakat anneyi kurtmak mümkün değilse, sezaryen ile bebeğin dünyaya gelmesi sağlanır. Annenin kalbi durmuş ise bebeğin zaman kaybetmeden dünyaya gelmesi gerekmektedir. Kalbin durmasından sonraki süre çok uzun ise bebeği de kaybetmek söz konusu olabilir. Perimortem sezaryen ne zaman uygulanmalıdır? Annenin kalp ve solunum fonksiyonları durmuş ise bu durumu geri döndürmek için  her şey yapılmış ancak başarılı olunmamış ise annenin kalp atımı durmuşsa, perimortem sezaryen uygulanmaktadır. Ancak anneyi kurtarma çabaları başarılı olmuş ise perimortem uygulanmamaktadır. Bebeğin hayatını kurtarmak ve nörolojik problemlerin minimumda yaşanmasını sağlamak için kardiyak arrest gerçekleştikten en fazla 4 dakika sonra sezaryen ile bebeğin dünyaya getirilmesi gerekmektedir. Yani sezaryen uygulaması oldukça hızlı ve çabuk şekilde gerçekleştirilmelidir. Sezaryen operasyonun daha uzun sürmesi durumunda…

Pyelektazi – Hidronefroz (Hamilelikte Bebek Böbreğinde Genişleme, Büyüme) Fetusun böbreğinde idrar toplayan kısım, renal pelvis yani böbrek pelvisi adı verilmektedir. Hamilelik döneminde böbrek pelvisin ön arka çapı 4-10 mm arasında genişleyebilir. Bu durum hafif hidronefroz olarak adlandırılır. Şayet genişleme 10 mm üzerinde ise ciddi hidronefroz söz konusudur. Hamile anne adaylarının %1-4’ünde genişleme yani hidronefroz söz konusudur. Ancak bu oranının yalnızca 500 anne adayında ciddi boyutlara ulaştığı görülmektedir. Bebekte idrar yolları ile ilgili sorunların görülme riskinin arttığı bu sorun, özellikle down sendromu ile yakından ilişkilidir. Hafif formda görülen hidronefroz sorunlarında down sendromu ve diğer kromozomal anormalliklerin görülme riski yüksektir. Bu sebeple de hafif formdaki hidronefroz sorunlarında mutlaka detaylı bir ultrasonografi yapılması gerekmektedir. Hidronefrozun neden olur? Pyelektazi, bebek dünyaya geldikten sonra da devam ediyorsa çoğunlukla idrar torbasına doğru idrarı taşıtan boru şeklindeki yapının birleştiği yerde bir tıkanıklık söz konusudur. Bunun dışında idrar torbasından böbreğe doğru bir idrar akışı da söz konusu olabilir.…

Hiperekojenik Barsak Hiperekojen barsak durumunda ultrason kontrolleri sırasında gebeliğin karın bölümünde barsakların bulunduğu alanda beyaz renkte alanlar tespit edilir. Yaklaşık olarak her yüz gebelikten birinde görülen bu durum, gebeliğin 2. Üç aylarında görülmektedir. Genellikle de tedaviye gerek kalmadan hamilelik ilerledikçe kendiliğinden düzelir. Gebeliğin 3. Üç aylarından sonra ise ekojenik yani hiperekojen barsak izlenmesi söz konusu olabilir. Hiperejenik barsak görüntüsü olan hamileliklerin yaklaşık olarak %50 ve %80 oranında herhangi bir problem meydana gelmediği görülmektedir. Ancak nadir olarak aşağıdaki durumlar söz konusu olabilir: Down sendromu, Down sendromu dışında kromozomal anomaliler, Kistik fibrozis, Enfeksiyonlar, Bağırsaklarla ilgili sorunlar, Amnion suyu içerisine kanama olması ve bebeğin bu sıvıyı yutması, Amnion sıvısının yani bebeğin içerisinde yüzdüğü sıvının zarlarının enfeksiyon kapması, gibi olumsuzluklar söz konusu olabilir. Yapılan aralıkla ultrason kontrolleri sayesinde ekojenik barsak mevcudiyetinin devam edip etmediği ve kendiliğinden kaybolup kaybolmadığı takip edilir. Ayrıntılı ultrasonografi ile buna eşlik eden diğer anomaliler araştırılır. Ekojenik barsak tespit ettiğinde uygulanacak…

Bebeğin alın geliş ile dünyaya gelmesi Bebek, doğum kanalına normal olarak baş giriş ile girmelidir. Aksi halde doğum sırasında çeşitli zorlukla çıkabilir. Diğer gelişler; yüz, alın ve makat olarak sayılabilir. Alın geliş ise defleksiyon gelişi olma özelliğindedir. Geliş anomalileri içerisinde en nadir görülen alın geliştir. Her 1000 doğumdan birinde alın geliş söz konusudur. Fetal baş alın bölümü ile yani gözlerle ön fontanel arasında kalmış bölümle prezente olmaktadır. Doğumda prezentasyon bozukluğu nedir? Bebek, dünyaya gelirken doğum kanalına girer. Doğum kanalına bebeğin başı ile girmesi oldukça önemlidir. Tıbbi literatürde bu gelişe, verteks prezentasyon denilmektedir. Doğum kanalına baş dışında yüz, makat ya da omuz ile girilmesi prezentasyon olarak ifade edilmektedir.  Bütün doğumların ortalama olarak yüzde beşinde mevcuttur.  Malprezenyasyonlar arasında en yaygın görülen bozukluk ise makat geliştir. Doğumların %4’ünde meydana gelmektedir. Prezentasyon bozuklukları nelerdir? Makat prezentasyon: Bebeğin doğum kanalına makat giriş ile gelmesidir. Alın prezentasyonu: Bebek doğum kanalına alın ile girer. Sezaryen doğum yapılması…

Epizyotomi ya da halk arasındaki adıyla doğum kesisi, normal doğum yapmayı tercih eden annelerin, doğum sırasında karşılaşabilecekleri müdahaleler arasında bulunuyor ve bu uygulama her ne kadar Dünya Sağlık Örgütü tarafından gerekli haller dışında önerilmese de, ülkemizde sıklıkla uygulandığını da belirtmek gerekiyor. Epizyotomi hakkında tüm bilmeniz gerekenlerle devam edelim. Doğum Kesisi – Epizyotomi Nedir? Doğum kesileri, doğum sırasında oluşabilecek kontrolsüz yırtıkların önlenmesi amacıyla vajenin alt bölgesi ile anüs arasındaki alana uygulanıyor ve bu bölgenin kesilerek biraz daha açılması sağlanıyor. Bilhassa bebeğin çok büyük olduğu veya vajinanın çok dar olduğu durumlarda atılması gereken bu kesi, annenin iyileşmesi çok uzun sürecek olan kontrolsüz yırtıklardan korunmasını sağlıyor ve bunun yanında bebeğin vajina ağzından çıkarken zarar görmesi ya da zorlanması gibi ihtimalleri de ortadan kaldırıyor. Doğum Kesisi Nasıl Uygulanır? Doğum kesisi doğum anında plasentanın ayrılması ile birlikte atılır ve bu esnada bölgeye lokal anestezi uygulandığı için herhangi bir şekilde ağrı hissetmek mümkün olmaz. Bebeğin dışarı…