hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Doğum Sırasında Vajinal Yırtılma Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bebek sahibi olmak elbette ki çok güzel, çok özel bir duygudur. Ancak gebelik sürecinin uzun ve kimi zaman zorlu olması ve özellikle de doğumun riskleri ve acısı düşünülünce anne adayları bebeği kucağına alma isteğinden soğuyabiliyorlar. Aslında çok doğal bir durum olan gebelik ve sonrasındaki doğum, kadınlar için çok ciddi bir korku ve endişe kaynağı olabiliyor. Çünkü hemen her kadının az ya da çok sorunlu doğum anısı var veya yorumlara bir miktar da abartı katılıyor. Çünkü vajinal doğum, yani normal doğumun kabus gibi karşılanmasının hiçbir anlamı yok, normal doğum adından da anlaşılacağı gibi gayet normal bir olay.

Bir doğum olsun ki, anne hiç ağrı, sancı, acı hissetmesin gibi bir olay yok. Öncelikle bunu anlamak lazım. Yani hemen hemen her kadın doğumdan önce ve sonra belli miktarda ağrı hisseder. Ama bazı kadınlar normal doğum esnasında vajinal yırtılmalar da yaşayabilir ve bu hiç de kolay tolere edilebilir bir sorun değildir. Bunu şu şekilde anlatmak mümkün; doğum sırasında bebeğin çıkabilmesi için vajina esner. Ancak bebeğin pelvisten geçişi sırasında oluşan baskı yüzünden o bölgedeki deride ve kaslarda gerilme olur. İşte bu durum da vajinada yırtılmalara sebep olur ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Normla doğumda vajinal yırtılmalar atık bir rutin haline gelmiş olsa da, bir epizyotomi var ki, bu da kadını doğum sonrasında zorluyor.

Epizyotomi nedir, neden yapılır, gerekli midir?

Normal doğum yapan kadınların çok yakından bildiği epizyotomi, doğum sırasında uygulanan vajinal kesidir ve aslında kadınların normal doğum yerine sezaryeni tercih etme sebeplerinin başında yer alıyor. Çünkü anne adayları için çok korkutucu olabiliyor. Günümüzde neredeyse tüm normal doğumlarda uygulanan epizyotomi aslında; gerekliliği bilimsel olarak kanıtlanmış dünyaca kabul görmüş bir uygulama değildir. Ancak buna rağmen özellikle de ülkemizde normal doğumlarda epizyotomi uygulanma oranı yaklaşık % 90’dır. Çok yüksek olan bu orana bakıp da epizyotominin tüm normal doğumlar için gerekli ve normal olduğu düşünülmemelidir. Çünkü epizyotominin gerekli ve faydalı olduğuna dair kesin veriler olmasa da, bu konuyla ilgili ciddi bir bilgisi olmayan, epiyotomiyi özellikle tercih etmeyen, buna hazırlıklı olmayan kadınların normal doğum yaparken bundan kaçışı yok gibi.

Epizyotomi ülkemizde normal doğum yapan kadınların yaklaşık % 90’ına yapılırken, bu oran İsveç’te % 9, İngiltere ve Hollanda’da % 20 civarında, ancak Tayvan ve Guatemala’da % 99 civarındadır. Yani aslında biz bu hususta gelişmiş, ileri ülkelerle değil, tam tersi ülkelerle bir yarış içindeyiz. Epizyotominin ülkemizdeki kadın hastalıkları ve doğum uzmanları için neden vazgeçilmez bir uygulama olduğunun tam olarak bir açıklaması da yok. Aslında Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1996’da yayınlanan Güvenli Annelik Raporu’na göre de her normal doğumda rutin olarak epizyotomi uygulanmasının kanıtlanabilir faydaları tespit edilmiş değildir.

Epizyotomiye çekinerek yaklaşmak lazım. Çünkü epizyotomi normal doğumda;

  • Üçüncü derece olarak ifade edilen yırtıkları engellemez ve hatta yırtık olma riskini artırır.
  • Normal doğumla oluşan yırtıklardan daha kolay iyileşmez ve daha az acılı da değildir.
  • Kadınların çok korktuğu idrar kaçırma riskini ve rahim sarkmasını da engellemez.
  • Doğumdan sonra kadının cinsel ilişkiden aldığı haz seviyesini korumaz.

Yukarıda sıralanan hususlar dikkate alındığında epizyotominin bu kadar sık uygulanması için mantıklı bir sebep görülmüyor. Ancak her vaka kendi içinde değerlendirilmelidir. Bu bağlamda epizyotominin gerekli olduğu hatta işe yaradığı durumlar da olabileceğini reddetmek yanlış olur. Ancak Dünya Sağlık Örgütüne göre normal doğumda epizyotominin gerekli olma oranı tüm doğumların sadece % 10’u kadardır. Epizyotomi uygulanan geri kalan % 80’lik bölüm ise aslında gereksizdir ve birçok kadına hiç gereği yokken kesi atılıyor. Vajinal doğumda kontrolsüz bir yırtılmayı önleme amaçlı yapılan bu epizyotomi kesisi, aslında yırtılmaları da çoğu zaman engelleyemiyor.

Normal doğumda vajinal yırtılmalar

Vajinal doğum yapılırken vajinal yırtılmalar çok sık rastlanan sorunlardandır. Doğmaya çalışan bebeğin çıkabileceği kadar açılma olmadığı durumlarda yırtılma kaçınılmazdır. Aslında neredeyse hiçbir vakada tam da bebek kadar açılma olmaz. Vajinal yırtılmalar sık görülen bir sorun olmakla birlikte doğumdan sonraki süreçte kremle ya da dikiş atılarak tedavi edilir.

Vajinal yırtılmalar en sık kimlerde görülür?

Doğum esnasında vajinal en büyük risk grubu ilk doğumunu yapanlar ve normale göre nispeten daha büyük bebek doğuran kadınlardır. Bunun yanında daha uzun süreli doğum sancısı çeken kadınların da vajinal yırtılmalar açısından risk grubunda oldukları söylenebilir.

Vajinal yırtılma tipleri nelerdir?

  • Birinci derece yırtılma

Doğum sırasında vajinada meydana gelen ve sadece cildi etkileyen yırtılmadır, hafif düzeydedir ve dikiş gerektirmez.

  • İkinci derece yırtılma

Doğum sırasında vajinada meydana gelen ve ciltle birlikte pelvik kasları da etkileyen yırtılmadır, dikiş gerekir.

  • Üçüncü derece yırtılma

Doğum sırasında cildi, büyük ölçüde pelvik kasları etkileyen ve anüs büzücü kasa kadar uzanan vajinal yırtılma biçimidir. Ciddi vakadır ve dikiş gerekir.

  • Dördüncü derece yırtılma

Doğum sırasında yaşanan ileri derece yırtılma, vajinadan bağırsağa kadar uzanır ve kadının tüm bacak arasını etkiler. Bu tür vakalarda operasyon ile dikiş atmak gerekir.

Doğum sırasında olan vajinal yırtılmalar nasıl önlenebilir?

  • Vücut doğuma hazırlanmalı!

Hamile olduklarını öğrendikten sonra kadınlar doğum için vücudunu hazırlamalı. Bunun için gebelik dönemi boyunca bazı egzersizler her gün düzenli olarak yapılmalıdır. Gebelikte yapılan  egzersizler kadının dolaşımını düzenler, iyileştirir ve cildin elastikliğini arttırır. Bu sayede vajinaya ve bacak arasına kan akışı artar. Vücudu doğuma hazırlama amaçlı olarak; cilde ve kaslara destek olması için yeterli, dengeli ve düzenli beslenmek, bol sıvı almak önerilir. Bu bağlamda gebelik süresince Omega-3 alınmalı, düşük yağlı proteinler ve bol miktarda sebze tüketilmeli, yeterli miktarda E ve C vitaminleri ile çinko alınmalıdır.

  • Vajinal masaj faydalı olur!

Gebeliğin başından sonuna kadar vajinayı doğuma hazırlamak vajinal yırtık oluşma riskini azaltmaktadır. Uygun şekilde yapılan vajinal masajlar sayesinde kadınlar vücutlarını tanıyarak doğum konusunda özgüven kazanır.

  • Doğum pozisyonu uygun olmalı!

Doğum sırasında annenin hangi pozisyonda olduğu vajinal yırtık oluşumu üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda kadının bacaklarını yukarı doğru kaldırarak bacak arası ve kuyruk sokumu üzerindeki baskıyı arttırması, pelvik kasların gerginliği ve vajinal yırtık oluşum riski azaltır. Aslında doğum sırasında kadının kendini en rahat hissettiği pozisyon doğum için en doğru pozisyondur.

  • Pelvik kas egzersizleri faydalıdır!

Gebelik boyunca yapılması önerilen pelvik kas egzersizler pelvik kasların güçlenmesini sağlar. Bu egzersizler ile pelvik kaslar doğumdan sonra eski hallerine daha kısa süre içinde döner ve idrar kaçırma riskini azaltır.

  • Epizyotomi istemediğini doktora belirtmek gerekir!

Epizyotomi, yani vajinal doğumda kesi atılması, kasların genişlemesi ve vajinanın açıklığını arttırmak amacıyla deri üzerinde uygulanan cerrahi bir kesiktir. Ancak epizyotomi doğum esnasında vajinayı korumaz, hatta tam tersi olarak o alanda lezyon oluşma riskini arttırır. Bu sebeple anne adayları epizyotomi istemediklerini doktora net bir şekilde belirtmeliler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir