Category

Doğum

Category

Gebeliğin başından sonuna kadar düzenli olarak kontroller yapılsa da aslında gebelik süreci çok fazla sürprizin yaşanabildiği, beklenmedik komplikasyonların olabildiği bir dönemdir. Bu sebeple de gebeliği takip eden doktor, anne rahmindeki bebeğin iyi olup olmadığını en kolay ve en zararsız yöntemle anlayabilmek için Non -Stress Test (NST) yapar. Gebeliğin seyrinin düzenli olarak kontrol edilmesi, anne adayının ve bebeğin sağlık durumunun takip edilmesi çok önemlidir. Bu sebeple de doktorlar belli periyotlarla bebeği ve anne adayını kontrol ederler. Anne rahmindeki bebeğin sağlık durumunu öğrenebilmek amacıyla yapılan Non -Stress Test (NST), fetüsün kalp atışlarının seyrini ve bebek hareketleriyle olan ilişkisini temel alarak “fetal distres”, yani bebeğin oksijensiz kalma riski taramasının yapıldığı bir testtir. Bu bakımdan Non -Stress Test her zaman doğum başlamadan önce yapılan bir test özelliğindedir. Non -Stress Test, fetal kalp atım hızının kontrolü olarak da bilinir, bebeğin sağlığını kontrol etmek için kullanılan yaygın bir doğum öncesi testtir. Bu konuda önemli bir tarama…

Gebelik süreci başından sonuna kadar mucizelerle doludur. Her kadının gebeliği birbirinden farklı özellikler barındırmaktadır. Bu bakımdan da gebelikte yaşanan semptomlar, bebeğin gelişimi, anne adayının vücudunda ya da ruhunda yaşanan değişimler çok farklıdır. Ancak tüm bu farklılıklara rağmen hemen her gebelikte rutin olarak yaşanan şikayetler, semptomlar, olumlu, olumsuz gelişmeler de mevcuttur. Örneğin gebeliğin son haftalarında her an doğum yapacakmış gibi hissetmek, doğuma daha belki de bir ay varken “acil doğum yapıyorum” diye hastaneye gitmek, doktoru aramak neredeyse her gebelikte yaşanabilen bir durumdur. Zira yalancı doğum sancıları anne adaylarını her an doğum yapacakmış hissi ile hastaneye göndermektedir. Yalancı doğum sancıları nedir? Her anne adayı gebeliğin son aylarına yaklaşıldığı zaman rahminde kasılmalar birtakım kasılmalar hisseder. İşte bu kasılmalar anne adayları için doğumu çağrıştırdığından gerçek doğum sancıları ile karıştırılabilir. Gerçekte rahmi, gerçek doğuma hazırlamak için yaşanan bu kasılmalar sadece prova amacı taşımaktadır. Neredeyse her gebelikte yaşanan bu yalancı doğum sancıları, “Braxton Hicks kasılmaları” şeklinde…

Doğum sırasında ıkınmak, normal doğum sürecinin en önemli parçalarından bir tanesi çünkü ıkınma olmadan bebeğin kolayca dışarı çıkması mümkün değil. Ancak rastgele ıkınmak ile belli bir tekniğe göre ıkınmak arasında çok ciddi farklar bulunuyor. İlk doğumunu yapacak annelerin ıkınma konusunda deneyimsiz olmaları nedeniyle doğumlarının daha uzun sürdüğü biliniyor ve ikinci doğumda deneyimli olan anneler, nasıl ıkınacaklarını da bildikleri için sorun yaşamadan doğum yapıyorlar. Doğumda ıkınma tekniklerinin en önemli öğeleri arasında nefes almak da bulunuyor. Dolayısıyla bu süreç sadece ıkınmanın kendisi ile ilgili değil, aynı zamanda biraz nefes çalışması da gerektiriyor. Sizler için bu işin detaylarına inmeye çalıştık. Doğumda Ikınmanın Zamanı ve Önemi Anne adaylarının doğumları temel olarak 3 farklı evde altında değerlendirilir ve ıkınma süreci ikinci evrede başlamalıdır. İlk evre sancı başlangıcından rahmin on santimetreye kadar açılmasını kapsamaktadır. Bu evde bazen günleri bulabilir ve bu nedenle bilhassa ilk doğumlarda rahim hemen açılmadığı için telaş etmemek gerekir. Düzenli bir şekilde nefes…

Bebeğin alın geliş ile dünyaya gelmesi Bebek, doğum kanalına normal olarak baş giriş ile girmelidir. Aksi halde doğum sırasında çeşitli zorlukla çıkabilir. Diğer gelişler; yüz, alın ve makat olarak sayılabilir. Alın geliş ise defleksiyon gelişi olma özelliğindedir. Geliş anomalileri içerisinde en nadir görülen alın geliştir. Her 1000 doğumdan birinde alın geliş söz konusudur. Fetal baş alın bölümü ile yani gözlerle ön fontanel arasında kalmış bölümle prezente olmaktadır. Doğumda prezentasyon bozukluğu nedir? Bebek, dünyaya gelirken doğum kanalına girer. Doğum kanalına bebeğin başı ile girmesi oldukça önemlidir. Tıbbi literatürde bu gelişe, verteks prezentasyon denilmektedir. Doğum kanalına baş dışında yüz, makat ya da omuz ile girilmesi prezentasyon olarak ifade edilmektedir.  Bütün doğumların ortalama olarak yüzde beşinde mevcuttur.  Malprezenyasyonlar arasında en yaygın görülen bozukluk ise makat geliştir. Doğumların %4’ünde meydana gelmektedir. Prezentasyon bozuklukları nelerdir? Makat prezentasyon: Bebeğin doğum kanalına makat giriş ile gelmesidir. Alın prezentasyonu: Bebek doğum kanalına alın ile girer. Sezaryen doğum yapılması…

Epizyotomi ya da halk arasındaki adıyla doğum kesisi, normal doğum yapmayı tercih eden annelerin, doğum sırasında karşılaşabilecekleri müdahaleler arasında bulunuyor ve bu uygulama her ne kadar Dünya Sağlık Örgütü tarafından gerekli haller dışında önerilmese de, ülkemizde sıklıkla uygulandığını da belirtmek gerekiyor. Epizyotomi hakkında tüm bilmeniz gerekenlerle devam edelim. Doğum Kesisi – Epizyotomi Nedir? Doğum kesileri, doğum sırasında oluşabilecek kontrolsüz yırtıkların önlenmesi amacıyla vajenin alt bölgesi ile anüs arasındaki alana uygulanıyor ve bu bölgenin kesilerek biraz daha açılması sağlanıyor. Bilhassa bebeğin çok büyük olduğu veya vajinanın çok dar olduğu durumlarda atılması gereken bu kesi, annenin iyileşmesi çok uzun sürecek olan kontrolsüz yırtıklardan korunmasını sağlıyor ve bunun yanında bebeğin vajina ağzından çıkarken zarar görmesi ya da zorlanması gibi ihtimalleri de ortadan kaldırıyor. Doğum Kesisi Nasıl Uygulanır? Doğum kesisi doğum anında plasentanın ayrılması ile birlikte atılır ve bu esnada bölgeye lokal anestezi uygulandığı için herhangi bir şekilde ağrı hissetmek mümkün olmaz. Bebeğin dışarı…

Anne Adayları Tahmini Doğum Tarihini Nasıl Hesaplayabilir? Gebelik  süresi 40 hafta olarak ele alınmaktadır. Bu süre son adet tarihinin başladığı ilk günden itibaren sayılır. Tahmini doğum vakti ise; son adetin başladığı tarihe 7 gün ilave edilip 3 ay geriye gidilerek yapılır. Ortaya çıkan sonuç ise; doğumun gerçekleşebileceği son tarihtir. Çoğunlukla doğumlar çıkan tarihten önce gerçekleşir. Örnek doğum tarihi hesaplama ise: Son adet tarihi 20 Mayıs olan birisinin tahmini doğum tarihi ile 20 + 7=27 Mayıs. Çıkan tarihten 3 ay geriye gidildiğinde ise; 27 Şubat bebeğin doğması beklenen son tarih olarak karşımıza çıkar. Ancak bu yöntem, adetleri düzensiz olan bir anne adayı için geçerli değildir.

Doğum yöntemleri; normal ve sezaryen olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Doğal doğum ise; herhangi bir müdahale olmadan doğumun tamamen normal olmasıdır. Normal doğum, doğal doğum anlamına gelmemektedir. Doğal doğum yöntemi günümüzde felsefe olarak kabul edilmektedir. Doğum, kadının hayatındaki normal bir süreçtir. Bu sebeple de doğuma herhangi bir müdahale olmaksızın doğum eylemi gerçekleştirilebilir.  Bu felsefeye göre doğumun kendiliğinden başlaması beklenmelidir. Bu aşamada doğumun başlaması için verilen suni sancılar ya da ilaçlar kullanılmaz. Bunun dışında ciddi durumlar haricinde anneye doğum kesisi yapılması da önerilmemektedir. Doğumun tamamen doğal süreçlerle tamamlanması, doğal doğumun esas amacıdır. Bu süreçte anne doğum esnasında istediği gibi hareket edebilir, doğumdan önce isterse yemek yiyebilir. Doğal doğumda ilaç kullanımı yalnızca gerkeli durumlarda yapılmalıdır. Cerrahi müdahalelere ise acil durumlarda başvurulmaktadır. Her doğumda rutin şekilde bu ilaç ve müdahalelere başvurmak doğal doğumda kullanılan bir yöntem değildir. Bu sebeple de doğal doğum yönteminde anne adayı doğru bir şekilde bilgilendirilmeli ve vücudunun doğum sırasında ne…

Günümüzde özellikle büyük şehirlerde yaşayan kadınlar doğum yapmaktan oldukça korkmaktadır. Kadınlar, doğum ile anlatılan hikaye ve mitlerden oldukça etkilenmekte ve bu sebeple de sezaryen doğuma yönlenmektedir. Doğum, kadının hayatındaki en doğal süreçlerden biridir. Kadın, cerrahi ya da tıbbi bir müdahale almadan ciddi bir sorun mevcut değilse bebeğini dünyaya getirebilir. Doğum aşamasında kadını doğum kanalı kaslarının gevşek olması gerekmektedir. Ancak korkan ve gerilen kadın bilinçsizce bu kaslarını sıkar ve doğum daha zorlaşır. Hipnozla doğum neden önemlidir? Doğumun zorlaştıran en büyük etken; kadının doğumdan korkması ve strese girmesidir. Doğum konusunda bilinçli ve sakin olmak, doğumun daha kolay ve rahat tamamlanmasını sağlayacaktır. Doğuma müdahale edilmese dahi; annenin doğum sırasında salgıladığı hormonlar anne adayının doğal ağrı kesicisi ve sakinleştiricisidir. Bu sebeple anne adayı doğum aşamasında kendine güvenmelidir. Hipnoz yöntemleri yardımıyla uygulanan doğumda ise; anne adayı bu olumsuz durumlardan kurtulmaktadır. Kalp kasları, istemsiz kasılan kaslardır. Bu sebeple de bir insanın kalbi atarken, ağrı duymaz. Rahim…

Doğumun başlangıcında düzenli ve sık aralıklarla sancılar hissedilir. Bu sancılar zaman ilerledikçe daha da sıklaşır ve şiddeti artar. Sancıların başladığı ilk süreçte rahim ağzı henüz kapalıdır. Sancıların başlaması ve doğum sürecine geçilmesi, doğumun ilk aşaması olarak adlandırılır. Rahim ağzı 10 cm olana kadar sancı aşaması sürer. Rahim ağzı 10 cm açıldıktan sonra ise bebeğin doğumu kısa sürede gerçekleşir. Rahim ağzının açılması ve bebeğin dünyaya gelme süreci doğumun ikinci aşamasıdır.  Bebeğin dünyaya gelmesinden sonra ise doğumun üçüncü aşamasına geçilir. Bebeğin dünyaya gelmesinin ardından bebeğin eşi yani plasenta vücuttan kendiliğinden atılır. Bu aşamadan sonra ise doğum tamamlanmış olur. Doğumun birinci evresi kaç saat sürer? Doğumun birinci evresi kendi içinde iki aşamaya ayrılmaktadır. Birinci evre latent faz ve aktif faz olarak ikiye ayrılmaktadır. Rahim ağzı ortalama olarak 4 cm açıklığa ulaştığında latent faz sona erer ve aktif faz aşaması başlar. Latent faz, şayet annenin ilk doğumu ise 7 saatte tamamlanmaktadır. İkinci ve sonraki…

Çok sayıda doğum yapmak ne gibi sorunlara yol açar? Doğum sayısı, parite olarak ifade edilir. Doğum sayısı 20. Gebelik haftasından sonra meydana gelen canlı ya da ölü doğum sayılarıdır. Normal ya da sezaryen yöntemle gerçekleşen her doğum, bu sayıya dahil edilmektedir. Ancak 20. Gebelik haftasından önce gerçekleşen doğumlar ya da gebelik sonlandırılmaları, doğum sayısına dahil edilmez. 20. Gebelik haftalarından önce gerçekleşen bu olumsuz durumlar; düşük şeklinde ifade edilir. Grand-multiparite şeklinde ifade edilen durum 5 ya da daha fazla doğum yapmış olmak durumunu ifade eder. Ancak çok sayıda doğum yapmak çeşitli riskleri beraberinde getirmektedir. Bunların başında annenin yaşının ilerlemesi gelir. Annenin yaşı ilerledikçe hamilelik ve doğuma ait riskler de artmaktadır. Çok fazla sayıda doğum yapmanın zararları nelerdir? Çok fazla doğum yapan anneler genellikle sık aralıklarla doğum yapmaktadır. Bu durum en büyük dezavantajı ise annenin psikolojik olarak olumsuz etkilenmesidir. Değişen hormonal dengeler sebebiyle anne, sık sık gebelik ve lohusalık dönemi geçirir. Bu sebeple…