Doğum sırasında ıkınmak, normal doğum sürecinin en önemli parçalarından bir tanesi çünkü ıkınma olmadan bebeğin kolayca dışarı çıkması mümkün değil. Ancak rastgele ıkınmak ile belli bir tekniğe göre ıkınmak arasında çok ciddi farklar bulunuyor. İlk doğumunu yapacak annelerin ıkınma konusunda deneyimsiz olmaları nedeniyle doğumlarının daha uzun sürdüğü biliniyor ve ikinci doğumda deneyimli olan anneler, nasıl ıkınacaklarını da bildikleri için sorun yaşamadan doğum yapıyorlar.

Doğumda ıkınma tekniklerinin en önemli öğeleri arasında nefes almak da bulunuyor. Dolayısıyla bu süreç sadece ıkınmanın kendisi ile ilgili değil, aynı zamanda biraz nefes çalışması da gerektiriyor. Sizler için bu işin detaylarına inmeye çalıştık.

Doğumda Ikınmanın Zamanı ve Önemi

ikinma-2

Anne adaylarının doğumları temel olarak 3 farklı evde altında değerlendirilir ve ıkınma süreci ikinci evrede başlamalıdır. İlk evre sancı başlangıcından rahmin on santimetreye kadar açılmasını kapsamaktadır. Bu evde bazen günleri bulabilir ve bu nedenle bilhassa ilk doğumlarda rahim hemen açılmadığı için telaş etmemek gerekir. Düzenli bir şekilde nefes almak bu evrede önem kazanıyor çünkü dolaşım sisteminin aktif olması gerekiyor. Bu aşamada sancılar doğal olarak gelseler de yapay sancılar verilse de ıkınma yapmamak gerekiyor.

Rahim ağzı artık on santimlik boyuta ulaştığı zaman ıkınma zamanı gelmiştir ve ikinci evre başlar. Bu evrede ıkınarak doktorunuza yardımcı olmalısınız. Zaten bebek rektumunuza bir baskı uyguladığı için ıkınma ihtiyacınızı kendi kendinize hissedeceksiniz. Bebek doğduktan sonra plasentanın da çıkması beklenir ancak bu süreç üçüncü evredir ve artık ıkınmanızı gerektirmez. Zaten plasenta da annenin vücudundan ayrıldıktan sonra doğum dikişleri atılır ve doğum süreci resmi olarak son bulur.

Doğumda Ikınma Teknikleri

ikinma-1

Bebeğin doğum sürecinde rahimden doğum kanalına ilerlemesi ve oradan çıkması için ıkınmak büyük önem kazanmaktadır. Fakat bu ıkınmaların devamlı olmamaları, sadece sancı anlarında uygulanmaları gerekiyor. Zaten sancılar sonlara doğru çok kısa aralıklara ineceklerdir ve sancı aralarında ıkınmadan dinlenmeniz size fayda sağlayacaktır. İlk doğumlarda çok sayıda ıkınma gerekse de sonraki doğumlarda genelde bir kaç ıkınma doğumun gerçekleşmesi için yeterli olmaktadır.

Ikınırken sancınız geldiği anda hemen derince bir nefes almalı, nefesin büyük kısmını karnınıza doldurmalısınız. Müzisyenlerin kullandığı bu karın nefesi size ıkınma için güç verecektir ve nefesi burnunuzdan almanız daha iyi olacaktır. Nefes alındıktan sonra çenenizi öne ve aşağı doğru biraz eğmeli, bebeği ittirmek için ıkınma yapmalısınız. Bunu birazcık tuvaletteki ıkınmalarımıza benzetebiliriz fakat bu defa ıkınma biraz daha bebeğe yönelik olacak.

ikinma

Fakat pek çok anne adayı ıkınmada tüm gücü boyun kısmına veriyor ve kendini kasıyor. Halbuki bunun yerine belinizden aşağısına güç vermeniz bebeği ittirmek için oradaki kasları kullanmanıza olanak tanıyacaktır. Ikınırken nefesinizi tutmanıza gerek yok, çok yavaş bir şekilde aynı anda nefes verebilir ve kesintisiz bir şekilde ıkınmaya devam edebilirsiniz. Eğer nefesiniz bittiğinde hala ıkınma bitmediyse burnunuzdan aynı nefesi almalı ve ıkınmaya devam etmelisiniz.

Ülkemizdeki doktorlar bu süreçte genellikle doğum kesisi de atıyorlar çünkü bu kontrollü kesik sayesinde bebeğin gelişinin bölgedeki diğer dokuları rastgele yırtmasına engel olunuyor. Ancak bu konuda bir hassasiyetiniz varsa ve doğum kesiği istemiyorsanız doktorunuzu kesinlikle uyarmalısınız.

Genellikle doğum süreci yatar pozisyonda devam etse de, bebeğin biraz zorlukla geldiği vakalarda ıkınmayı çömelerek yapmanız da talep edilebilir. Zira yerçekimi sayesinde bu pozisyonda bebeğin çıkması daha kolay hale gelir ve aşağıda ebe bebeği bekler vaziyette durur. Ancak bu uygulama sadece bazı ekstrem vakalarda uygulanmaktadır.

Author

Write A Comment