5-2

Ensefalosel ya da sefalosel olarak adlandırılan rahatsızlık, bebeklerde henüz anne karnındayken kendisini belli ediyor ve ultrason ile tespit edilebiliyor. Her ne kadar on bin doğumda 1-5 arası görülse de vakanın ciddiyetine göre bebeğin yaşama ihtimalinin değişmesi, onu kritik bir rahatsızlık haline getiriyor.

Ensefalosel Nedir?

Ensefalosel, bebeklerde kafatasının arkasındaki bir açıklık yani delikten dışarı beyin dokusunun çıkması olarak tanımlanıyor ve bebeğin anne rahmindeki gelişim sürecinde yaşanan anomalilerden dolayı oluşan bu açıklık, maalesef içerisinde beyin dokusunun bulunması halinde kritik bir hale geliyor. Bazı vakalarda ise bu noktada yine bir açıklık ve kese bulunmasına karşın bu kesede beyin dokusunun olmaması, kraniyal meningosel şeklinde adlandırılıyor.

Kraniyal meningoselde kesenin içerisinde beyin dokusu değil sadece beyin zarları bulunmaktadır ve bu durum da her ne kadar yer yer sağlık sorunlarına neden olsa da, ensefalosel kadar büyük risklerin bulunmaması sebebiyle tedavi imkanları da biraz daha fazla oluyor.

ultrason

Ensefalosel Nasıl Tespit Edilir?

Ensefalosel tanısı genellikle anne karnındayken ultrason vasıtasıyla konabiliyor ve kafatasının kenarında bulunan beklenmedik kitleler, bunun yanında yüksek MS-AFP değerleri ile doğrulanıyor. Lakin ensefalosel ile birlikte başka rahatsızlıkların da mevcut olabilmesi, bilhassa doğum sonrasına hazırlıklı olmayı gerektiriyor.

Eğer varolan bu açıklıktan çıkan kesenin içerisinde beyin dokusu bulunuyorsa, vakaların yarısında ölüm gerçekleşmektedir ve ölmeyen bebeklerde ise hem nörolojik hem de zihinsel problemlerin yaşanması ihtimali yüksek oranda artacaktır. Kesenin içerisinde beyin dokusu değil de sadece beyin zarı bulunması halinde tedavi imkanları daha fazla ancak bu durumda da hidrosefalinin ortaya çıkması ihtimali, omurilik sıvısının akışının bozulması dolayısıyla bir hayli yüksek.

Ensefalosel Tedavi Edilebilir mi?

Ensefaloselin büyüklüğü ve durumu, tedavi imkanları konusunda bir hayli belirleyici. Eğer ensefalosel vakası küçükse ve başka bir anomali de bu duruma eşlik etmiyorsa, ameliyat ile beyin dokusunun olması gerektiği gibi kafatasının içerisine aktarılması, kesenin de ortadan kaldırılması mümkün olmaktadır. Ancak diğer rahatsızlıklarla birleşen büyük bir kese, maalesef ameliyatı daha zor hale getirmektedir ve operasyon yapılsa bile bu esnada çeşitli beyin hasarlarının oluşması da mümkün olmaktadır.

ameliyat

Ensefalosel Riskini Arttıran Etmenler

Ensefalosel genetik olarak olduğu kadar dış etkenlerden de oldukça etkilenen bir rahatsızlık. Bu nedenle anne adaylarının gebelikleri süresince kendilerine dikkat etmeleri gerekiyor. Şimdiye kadar yapılan araştırmalar, annede karşılaşılan aşağıdaki etkenlerin ensefalosel riskini arttırdığını göstermektedir.

  • Aşırı dozda A vitamini
  • Radyasyon
  • Amniotik band
  • Genetik sendromlar
  • Şeker hastalığı
  • Kızamıkçık

Son dönemlerde gebelerde şeker hastalığının tespitinde kullanılan yöntemlere karşı varolan önyargıların artmış olması nedeniyle ensefalosel riskinin de bir hayli arttığını belirtmek gerekiyor. Zira gebe anne adayları artık şeker testini gerçekleştirmek istemiyorlar ancak tıp dünyası ise şeker testinin kısmi potansiyel zararlarına karşın bu testin yapılmaması halinde daha büyük risklerin alındığını belirtiyor.

Bunun yanında uzun sürelerle cep telefonu, bilgisayar gibi cihazların yanında radyasyona maruz kalmak, gebelik sırasında çeşitli tetkikler sebebiyle radyasyon almak gibi durumlarda da maalesef ensefalosel riski artış göstermektedir.

Tedavi Sonrasında Tekrar Eder mi?

Ensefalosel’in sadece beyin zarının kese içinde olması durumunda biraz daha kolay tedavi edilebildiğini belirtmiştik. Bu operasyonların sonrasında kafatasında bulunan delik kapatıldığı için yeniden bir dışarı taşma olması mümkün değil ancak bilhassa bebeklik döneminde sendromik bir vakaya rastlanması halinde aynı durumla karşılaşmak olasıdır. Dolayısıyla bebeğinize özel bir teşhisi uzmanınız koyacaktır ve size tedavi süreci hakkında daha detaylı bilgi verecektir.

Author

Write A Comment