Category

hamilelik

Category

Hamilelik dönemi anne adayının vücudunda pek çok değişime sebep olur ve bu arada tabii ki bebek de gelişimine devam eder. Heyecan ve merak ile dolu olan bu dönemde, anne adayları neredeyse her hafta yeni bir şey keşfederler ve bu nedenle hayat alışkanlıkları da bir miktar değişim göstermek zorunda kalırlar. Yenilen içilen şeylerdeki değişimlerden tutun da giyime kadar her konuda özel bir özen gerektiren gebelik döneminde, en önemli soru işaretlerinden bir tanesi elbette hamilelikte nasıl giyinmeli sorusu. Zira özellikle ilerleyen aylara doğru annenin vücudundaki değişimler kıyafetlerde biraz değişim gerektirecek. Gebelik döneminde genellikle ilk trimester olarak adlandırılan birinci üç aylık dönemde pek bir kilo alımı olmaz ve rahim de pek büyük değildir. Bu nedenle ilk aylarda normal günlük kıyafetleri giymek herhangi bir sorun teşkil etmez. Lakin 3 aylık dönemin ardından gelecek olan zamanlarda, artık kilo alımı başlamıştır ve bunun yanında rahim de genişlemekte olduğundan vücudun ağırlığı ve şeklinde değişimler meydana gelir. Bu…

Hamilelik döneminde anne adayının ihtiyaç duyduğu besinler, normal zamandan bir tık daha fazla önem arz ediyor. Özellikle de bazı besin grupları ve takviyeler bu dönemde çok daha önemli oluyor. İşte bu önemli besinlerden birisi de balık yağıdır. Balık yağının içeriğinde çoklu doymamış yağ asitleri olan Omega 3 bulunmaktadır. Omega 3 yağ asitleri esansiyel yağ asitleridir ve biz insanların vücudu bu yağ asitlerini kendiliğinden üretemezler. Bu sebeple de ihtiyaç duyulan Omega 3 yağ asitlerinin dışarıdan alınması gerekiyor. Aslında sadece hamilelikte değil, tüm yaşam boyunca balık yağına ihtiyacımız var. Balık yağını somon, sardalye, ton balığı, alabalık, uskumru, mersin balığı, kefal, lüfer ve ringa gibi balıkları düzenli olarak tüketmek yoluyla alabiliriz. Bir de hazır olarak eczanelerden alınabilen balık yağı kapsüllerinin tüketimi yoluyla da bu ihtiyaç karşılanabilir. Anne ve bebek sağlığı için balık yağı Hamilelikte hem anne adayının hem de bebeğin sağlığı için balık yağı tüketimi öneriliyor. Anne adayı yeterince balık yağı tüketirse bebek…

Hamilelik dönemi anne adayları için olduğu kadar baba adayları için de heyecanlı bir dönem çünkü bebeğin ne zaman doğacağı, gelişiminin nasıl olacağı gibi pek çok şey, ebeveyn adaylarının aklını kurcalamaya devam ediyor. Tabii ki bunda herkesin çocuğunun geleceğini hayal etmesi de ayrı bir pay sahibi. Lakin haftalar özellikle de doğum zamanı yaklaştıkça adeta geçmek bilmezler ve bu nedenle gebeliğin kaçıncı haftasında doğum olur sorusunun cevabı önem kazanmaya başlar. Her gebe kadın aynı zamanda doğum yapmadığı için tabii ki doğum haftasınının erken mi ya da geç mi olduğunun da ayırdında olmak gerekir. Çünkü erken doğumlar ve vakti gelmesine rağmen gerçekleşmemiş doğumlar tıbbi anlamda müdahale gerekliliği doğururlar. Gebeliğin Kaçıncı Haftasında Doğum Olur Uzmanlar gebeliğin 40. haftasında yani 280 gün içerisinde doğumun gerçekleştiğini belirtiyorlar ve bunu hesaplamak için son gördüğünüz adetin ilk gününden itibaren hesaplamayı yapıyorsunuz. Dolayısıyla hamileliğinizi öğrendiğiniz zamandan itibaren yapılan yahut adetin son günü baz alınan hesaplamalar doğru olmayacaktır ve yanlış…

Anormal seksüel gelişme veya interseks olarak adlandırılan durum, kendi içinde çok sayıda alt dala ayrılıyor ve bu nedenle seksüel yani cinsel gelişimde yaşanan bozuklukların hepsini bu ana başlık altında değerlendirmek gerekiyor. Anormal seksüel gelişimi anlamak için elbette öncelikle normal gelişimi incelemek ve değerlendirmek gerekiyor. Seksüel Gelişim Bir bebeğin hangi cinsiyete sahip olacağı daha gebeliğin oluşma aşamasında belli olur ve bebeğin kromozomları XX olacak şekilde bir araya geldilerse kadın, XY olacak şekilde bir araya gelirlerse erkek cinsiyet gelişimi belirlenir. Bu kombinasyonlar sonucunda anne rahminde bebeğin gelişimi başlar ve genetik cinsiyete göre bu gelişim bir yerden sonra farklılık gösterir. Erkek çocuklarda testisler oluşmaya başlarken, kız çocuklarda ise yumurtalıkların gelişimi başlar. Eğer bebekte testisler oluşuyorsa, bu testislerden AMH adlı bir hormon salgılanır ve bu hormon müller kanalı adı verilen kanalın gelişimini engeller, bunun yerine Wolf kanalı ve diğer cinsiyete bağlı organlar oluşurlar. Kız çocuklarında ise testis olmadığından müller kanalı gelişime devam eder ve…

Hamilelik döneminde pek çok anne adayı maalesef egzersiz ve nefes çalışmaları yapmaz ve bu durum annenin fiziksel olarak kondüsyonunun düşmesine sebep olur. Lakin bebeğin giderek artan ağırlığı aslında iyi bir kondüsyon gerektirir çünkü ilerleyen aylarda vücudun ağırlık merkezinde yaşanacak olan değişim ve artan ağırlık, hem kas hem de iskelet sisteminize çok ciddi bir yükün binmesine neden olacaktır. Bu nedenle uzmanlar hamile kadınların her gün en azından yürüyüş olsa bile egzersizden uzak durmamalarını öneriyorlar. Hamilelikte yoga ise gerçekleştirebileceğiniz egzersiz tiplerinden bir tanesi ve yoganın ruhani bir yanı olduğunu da dikkate alırsak, hem fiziksel hem de zihinsel anlamda sizi zinde tutacak bir yapıya sahip olduğunu inkar etmemek gerekir. Beden ve ruhu birleştirmeyi, uyumlu hale getirmeyi hedefleyen yoga, gebelikte yaşadığınız sıkıntıların bir kısmının üstesinden gelmenize de yardımcı olacaktır. Hamilelikte Yoganın Faydaları Hamilelik döneminde yoga genellikle gebelik yogası ya da hamilelik yogası olarak adlandırılıyor ve gebelere uygun bazı hareketleri de içerisinde barındırıyor. Dolayısıyla hem…

Vajinal akıntı, vajinadan gelen sıvı, hücre birleşimidir. Normal vajinal akıntı; vajinal dokuların sağlıklı kalmasını sağlamak, vajinal nemi dengede tutmak, vajinayı enfeksiyondan korumak ve tahrişe karşı korumaya yardımcı olur.  Normal vajinal akıntı; beyazımsı ve yapışkan, şeffaf ve sulu bir yapıdadır. Çoğu kadın, gebe kaldıklarında vajinal akıntılarında artış olduğunu gözlemler. Hamilelik sırasında serviks (rahmin ağzı) ve vajinal duvarlar yumuşar ve akıntı miktarı artar.   Anormal vajinal akıntı ise; kaşıntı ya da ağrı ile beraber kokulu ve sarı-yeşil ya da koyu renkli olmaktadır. Anormal vajinal akıntı genellikle; maya enfeksiyonu, bakteriyel vajinit veya menopoz semptomları sebebiyle meydana gelir. Anormal vajinal akıntı, bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların (CYBE) bir belirtisi olabilir. Bunlar rahim, yumurtalıklar ve fallop tüplerini içine alarak, cinsel partnere geçebilmektedir. Bu sebeple de gebelik döneminde erken teşhisleri oldukça önemlidir. Nadiren, kahverengimsi veya kanla boyanmış bir vajinal akıntı serviks kanseri belirtisi olabilir. Vajinada herhangi bir kanama varsa, ebe veya doktorunuzla iletişime geçmelisiniz. Birçok kadın gebelik sırasında…

Genel olarak, ölü (inaktive) virüsleri içeren aşılar gebelik sırasında verilebilir. Hamileler için canlı virüs içeren aşılar önerilmemektedir. Gebelik sırasında rutin olarak iki aşı önerilir: Grip (grip) aşırı: Grip aşısı, grip mevsiminde hamile olan kadınlar için – genellikle Kasım’dan Mart’a kadar – önerilir. Grip atışı inaktif bir virüsten yapılmıştır, bu nedenle sizin ve bebeğiniz için güvenlidir. Canlı bir virüsten yapılmış burun sprey aşılarından kaçının. Tetanoz toksoidi, azalmış difteri toksoid ve aselüler boğmaca (Tdap) aşısı: Tdap veya tetanoz-difteri (Td) aşılamış olduğunuz zamana bakmaksızın bebeğinizi boğmaca (boğmaca) dan korumak için her gebelik sırasında tek bir doz Tdap aşısı önerilir. İdeal olarak, aşının gebeliğin 27 ila 36 haftası arasında verilmesi gerekir. Gebelik sırasında grip aşısı ve Tdap aşısının alınması sizi enfeksiyona karşı koruyabilir ve doğumdan sonra bebeğinizi aşı olmadan önce korumaya yardımcı olabilir. Bu önemlidir, çünkü grip ve boğmaca bebekler için özellikle tehlikelidir. Yurtdışına seyahat ediyorsanız veya bazı enfeksiyonlara yakalanma riskiniz varsa, sağlık uzmanınız…

Yaz Aylarında Hamilelik Hamileliği yaz aylarına denk gelen anne adayları bu konu ile ilgili endişe edebilmektedir. Havaların sıcak olması, sıvı eksikliğine yol açabilmektedir. Bu sebeple de gebeliğini yaz aylarında planlayan kadınların mutlaka günde en az 3 litre su içmesi önerilmektedir. Sıvı kaybı hamilelik döneminde çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Anne adayında görülebilecek sorunlar ise: Yorgunluk, Uyku hali, Halsizlik, Odaklanma sorunları, Bulantı ve kusma sorunları, meydana gelebilir. Bu sorunların hafiflemesi için bol bol sıvı içilmesi gerekmektedir.  Bunun dışında duş almak ve sıcak ortamlardan kaçınmak oldukça önemlidir. Anne aydının bol bol meyve ve sebze tüketmesi gerekmektedir. Kahve gibi kafeinli ve asitli içeceklerden uzak durulmalıdır. Yaz aylarında anne adayları denize girebilir mi? Yaz aylarında anne adaylarına en çok önerilen spor yüzmektir. Yüzmek, vücutta bulunan neredeyse tüm kaslarının çalışmasını sağlayan ve anne adayının en az yorulduğu sporların başında gelmektedir. Bu sebeple de anne adayları hijyenine güvendiği denizlere girebilir. Kendini çok yormayacak ve güvenli mesafeyi yüzmesi,…

Özofagus Atrezisi (Yemek Borusunun Olmaması – Tıkalı Olması) Özofagus demek; ağızdan mideye dek uzanan yemek borusunu ifade etmektedir. Özüfagus atrezisi sorununda özofagusun bir bölümü meydana gelmemiştir. Bundan dolayı da bebeğin ağzı ile mide arasındaki geçişi mümkün olmamaktadır. Oldukça nadir görülen bir anomali olmakla beraber; 2500 doğumda bir karşılaşılmaktadır.  Bu anomalide sıklıkla özofagul (yemek borusu) ile trakea (soluk borusu) arasında bir fistül yani geçiş yolu mevcuttur. Özogus atrezisi olan fetusların neredeyse tamamında farklı anomalilerde görülmektedir. Genellikle görülen anomaliler; böbrek, barsak, kol-bacak, kalp, dudak vb. anomalileridir. Bununla beraber kromozomal anomaliler de söz konusu olabilir. Bundan dolayı da amniosentezle kromozomal anomali araştırılması tavsiye edilir. Bu fetuslarda tıkanıklık söz konusudur. Bu sebeple de fetus amnion suyunu yutamaz. Bundan dolayı da yaygın olarak su fazlalığı (polihidramnios) oluşur. Suyun fazla olması dışında ultrasonda dikkat çeken diğer sorun da; normalde görünmesi gereken midenin görülmemesi olabilir. Fetus sıvı yutamaz, bu sebeple de mide boş olur. Midenin boş olması…

Bebek hareketleri ne zaman azalır? Bebek hareketleri, dönem dönem daha fazla ya da daha az olabilmektedir. Bebek hareketlerinde azalma olması her zaman için ciddi ya da hayati tehlikeye işaret eden bir sorunun habercisi değildir. Ancak bebek hareketlerinde ciddi bir azalma hissedilirse mutlaka doktora başvurulmalıdır. Bu durumda, NST, ultrason, kontrolleri yapılmaktadır. Özellikle de anne adayının gebeliği riskli ise, bebek hareketleri daha sıkı takip edilmelidir. Bebek hareketleri azaldığında bebek için yapılan kontroller normal çıkabilir. Ancak anormallik tespit edilirse ortaya çıkabilecek sorunlar; fetal distres hali, amnion suyunda azalma, dopler kan akım bozuklukları gibi patolojiler olabilmektedir. Gebeliğin son ayında bebek artık oldukça büyüdüğünden, hareket alanı daralabilir. Bu sebeple de daha az hareket edebilir. Bebek hareketlerinde azalma hissedilmesi durumunda ne yapılır? Bebeğin durumunu değerlendirmek amacı ile anne adayının hamilelik haftasına uygun olarak aşağıdaki testler yapılabilmektedir: Yapılacak olan ultrason değerlendirmesi ise amnion sıvısında azalma olup olmadığı tespit edilmektedir. Bebeğin kilosu ve gelişme geriliği araştırılır. Doppler ultrason…