Category

hamilelik

Category

Gebelikte bebek hareketleri ne zaman hissedilir? Gebelik dönemi boyunca anne adaylarının en merak ettiği konulardan biri, gebelikte bebek hareketlerinin ne zaman hissedileceğidir. Birçok anne adayı bebeğinin ilk tekmesini hissetmek için sabırsızlanmaktadır. İlk defa anne olacak kadınların bebek hareketlerini daha geç hissedeceği unutulmamalıdır. Bebeğin ilk hareketleri genellikle; kanat çırpma, guruldama, dirsek atma gibi tanımlanmaktadır. Bebek, aslında gebeliğin 8. Ve 9. Haftalarında hareket etmeye başlar.(bkz; 8. Hafta Hamilelik , 9.Hafta Hamilelik) Ancak oldukça küçük olduğu için kasları henüz kendini hissettirecek kadar güçlü hareket edemez. Bu aşamada bebek hareketlerini yalnızca ultrasonla izlemek mümkündür. Erken hamilelik dönemlerinde anne adayları bebek hareketlerini hissettiğini düşünebilmektedir. Ancak bu aşamada genellikle hissedilen bağırsak hareketleridir. Anne adayları bebek hareketlerini gebeliğin 16. ve 22. Haftalarında ilk olarak hissetmeye başlar. Gebelikte bebek hareketleri konusunda ipuçları: Bebek sahibi olmuş kadınların bebek hareketlerini daha erken haftalarda hissetmesi mümkündür. Bunun sebebi ise bebek hareketlerini daha önceden tecrübe edinmiş olmasıdır. Kilo bakımından daha zayıf olanlar, bebeğin hareketlerini daha erken haftalarda duyabilmektedir. Doktora…

Koroid pleksus kisti nedir? Koroid pleksus, beyinde mevcut olan ve beynin içinde olduğu sıvının üretildiği doku olarak tanımlanmaktadır. Bu dokunun içerisinde çeşitli sebeplerle sıvı dolu olan koroid pleksus kisti mevcut olabilir. Bu kistler, normal hamileliklerin yaklaşık olarak %2’sinde mevcuttur. Beynin iki tarafında veya tek tarafında olabilir. Bu kistler çoğunlukla gebelik haftaları ilerledikçe kaybolmaktadır. Bu sebeple de bebeğin beyin gelişimini ya da zeka durumunu olumsuz etkilememektedir. Bu kistlerin genellikle %90’dan fazlası hamileliğin 28. Haftasına kadar kendiliğinde  kaybolmaktadır. Kaybolan kistlerde yeniden oluşum gözlemlenmez. Ancak kistler kaybolmazsa çoğunlukla bir sorun ortaya çıkmasa da şayet başka bir anomali mevcut ise çeşitli problemler meydana gelebilir. Koroid pleksus kisti hangi anomalilerle beraber görülür? Bu kistlerin ufak bir bölümü trizomi 18 adı verilen kromozomal bozukluk olan sendromla beraber görülebilir. Fakat koroid pleksus kisti, trizomi 18 sendromunun tek belirtisi olmamaktadır. Yaygın olarak trizomi 18 ile görülürken nadir olarak trizomi 21 ya da trizomi 13 ile de görülebilmektedir. Bundan…

Kistik Higroma Nedir ? Kistik higroma, çoğunlukla boynun arka ya da yan bölümünde bulunan, lenfatik sistem kaynaklı olarak meydana gelen anomalidir. Boyunda bulunan yumuşak doku içerisinde çoğul kistler söz konusu olabilir. Kistlerin içinde bulunan sıvı şeffaf renkte ya da bulanık halde mevcut olabilir. Kistin büyüklüğü her hastada farklıdır. Bu sorunun görülme oranı ise 1/1000 olarak ifade edilir. Düşüklerden sonra ortaya çıkma riski 200’de bir olmaktadır.  Lenfatik sistem oluşumu hamileliğin 5. Haftasından itibaren gelişir. Meydana gelen lenf sistemi ile venöz sistem (toplardamarlar) arasında hamileliğin 40. Haftasında başlar.Ortaya çıkan bu bağlantı neticesinde lenfatik sistemdeki sıvı venöz sisteme boşalır. Bu bağlantının ortaya çıkmadığı durumlarda ise fetusun boyun bölümünde lenfatik sisteme ait sıvının toplanması kaynaklı olarak kistik yapılar oluşur. Bu kistik yapılar kistik higroma olarak ifade edilir. Tanı nasıl koyulur? Hamileliğin 10. Haftasından itibaren ultrason ile tanı koymak mümkündür. Boynun arka bölümünde simetrik bir yapı tespit edilir. Çoğunlukla bu kistik bölümün ayrıldığı gözlemlenir. Kistik…

Tek Umblikal Arter (Bebeğin Kordonunda Tek Atardamar Bulunması) Bebeklerin göbek kordonunda normalde 3 tane damat mevcuttur. Bu 3 damardan 2 tanesi umblikal arter adı verilen atardamarlardır. Diğer damar ise toplar damar olan umbikal vendir. Fetusun ilk oluşma döneminde sağ ve solda 2 adet toplar damar yani umblikal ven bulunur ancak daha sonra sağ umblikal ven ortadan kalkarak yalnızca sol umblikal ven kalır. İnsan vücudunda bulunan atardamalar genellikle insan vücuduna temiz kan taşır. Bu temiz kan; oksijen ve besin anlamına gelir. Toplar damarlar ise kirli kanı yani karbondioksit ve atık maddeler içeren kanı taşımakla görevlidir. Fetuslarda ise göbek kordonunda bu kuralın tam tersi geçerli olmaktadır. Umblikal arterler kirli kanı fetustan plasentaya yani bebeğin eşine doğru taşır, umblikal ven temiz kanı plasentadan fetusa taşır. Tek umblikal arter adı verilen durumda ise göbek kordonunda bir umblikal arter bir de umblikal ven mevcuttur. Bir adet umblikal arter mevcut olmasına rağmen tekil doğumların yalnızca %1’inde…

Mikrosefali Nedir? Mikrosefali, fetus başının normalden küçük olması sorunudur. Bu küçüklük, normal fetus başından 2-3 kat küçük olabilir. Mikrosefali sorununda yüz ve kafatası arasında orantısızlık söz konusudur. Alnın basık olması ve beynin ufak olması ile karakterizedir. Çeşitli genetik hastalıklar ve enfeksiyonlar sebebiyle ya da radyasyon, annenin aşırı alkol alması ya da anne kaynaklı çeşitli hastalıklar mikrosefaliye yol açabilir. Mikrosefali tanısı koymak komplike olabilmektedir. Vücudun diğer organlarının oranlarını ve gelişme geriliğini tespit etmek gerekebilmektedir. Mikrosefali tespit edilen gebeliklerde zeka geriliği meydana gelebilir. Ancak her mikrosefali bebeklerde zeka geriliği söz konusu değildir. Ancak mikrosefali oranının fazla olması farklı anomalilerin eşlik etmesi, zeka geriliği için risk faktörüdür. Mikrosefaliye yol açan faktörler nelerdir? İzole ya da sendromik genetik hastalıklar, Çeşitli metabolik hastalıklar, Hamilelikte ilaç, alkol ve toksik madde maruziyeti, Annenin gebelik döneminde enfeksiyon yaşaması, Beslenme düzeninin yetersiz olması, Folik asit eksikliği, Plasental yetmezlik, Hipotroidi, Doğum sırasında hipoksiye maruz kalma, Menenjit, Ensefalit, İnme, travma, Bazı…

ANAL ATREZİ (BEBEKTE MAKATIN KAPALI OLMASI) Bebeğin makatının kapalı olması; bağırsakların son bölümünde bulunan anüs ve rektumun gelişmemesi sonucu meydana gelir. Bu alanda açıklık olmadığı için bebek kaka yapamaz. Oldukça nadir görülen bu anomali, ultrason muayenelerinde fark edilemeyebilir. Ortalama olarak 5000 doğumda 1 görülür. Ameliyata ihtiyaç duyulur mu? Nasıl bir ameliyat yapılır? Anüs açıklığının olup olmaması ya da yapılan muayeneler sonucunda gelişmeyen bağırsak bölgesinin anüs olması gereken alana uzaklığına göre uygulanması gereken tedavi yöntemleri değişir. Anüs açıklığının bulunması gereken kas kompleksi; yerleşik durumda ise operasyon tek seansta yalnızca makat bölgesine uygulanabilir. Ancak anüs açıklığının daha zor yaratılması durumlarında, kalın bağırsağın karın duvarı ağzına yerleştirilmesi sağlanabilir. Çocuğun uygun yaşa ve kiloya gelmesi durumunda ise tamamlayıcı ameliyatın yapılmasına da ihtiyaç duyulur. Bu operasyonlar yapılmazsa, anüs olmadığı için bebek hayatını kaybedebilir ya da tedavi sağlandıktan sonra dahi kronik kabızlık meydana gelebilir. Anal atrezi ameliyatı sonrası İşlemin tamamlanmasından sonra, hastanın yaşına göre yeni doğan…

Pyelektazi – Hidronefroz (Hamilelikte Bebek Böbreğinde Genişleme, Büyüme) Fetusun böbreğinde idrar toplayan kısım, renal pelvis yani böbrek pelvisi adı verilmektedir. Hamilelik döneminde böbrek pelvisin ön arka çapı 4-10 mm arasında genişleyebilir. Bu durum hafif hidronefroz olarak adlandırılır. Şayet genişleme 10 mm üzerinde ise ciddi hidronefroz söz konusudur. Hamile anne adaylarının %1-4’ünde genişleme yani hidronefroz söz konusudur. Ancak bu oranının yalnızca 500 anne adayında ciddi boyutlara ulaştığı görülmektedir. Bebekte idrar yolları ile ilgili sorunların görülme riskinin arttığı bu sorun, özellikle down sendromu ile yakından ilişkilidir. Hafif formda görülen hidronefroz sorunlarında down sendromu ve diğer kromozomal anormalliklerin görülme riski yüksektir. Bu sebeple de hafif formdaki hidronefroz sorunlarında mutlaka detaylı bir ultrasonografi yapılması gerekmektedir. Hidronefrozun neden olur? Pyelektazi, bebek dünyaya geldikten sonra da devam ediyorsa çoğunlukla idrar torbasına doğru idrarı taşıtan boru şeklindeki yapının birleştiği yerde bir tıkanıklık söz konusudur. Bunun dışında idrar torbasından böbreğe doğru bir idrar akışı da söz konusu olabilir.…

Ekojenik intrakardiyak fokus ya da diğer adıyla kalp içerisindeki parlak bölge adlı durum, henüz anne karnında olan bebeğin ultrason görüntülerinde, kalbin içerisinde parlak ve kolayca görülebilir bir beyaz noktanın bulunması olarak tanımlanmaktadır. Kalbin papiller kaslarının ekojenitesinde artış olmasıyla birlikte meydana gelen bu durum, bazı durumlarda başka rahatsızlıkların işaretçisi olabilse de, uzmanların görüşleri bu noktada Ekojenik intrakardiyak fokus’un durumunun değerlendirilmesi hususunda önem taşımaktadır. Ekojenik intrakardiyak fokus neden olur? Ekojenik intrakardiyak fokusun kalp içerisindeki kalsiyum birikmesi ve fibrozis ile ilgisi olduğu tahmin ediliyor ancak doğum sonrasında bu parlak noktanın çok yüksek ihtimalle kaybolması, kaybolmayan vakalarda da detaylı incelemelerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmaması, araştırmaların henüz tahmin aşamasında kalmasına sebep oluyor. Ekojenik intrakardiyak fokus ne zaman görülür? Ekojenik intrakardiyak fokus, gebeliğin ilk 3 ayında neredeyse hiç bir zaman görülmez. Çok istisnai durumlarda bu aylarda da çıkabilmesine karşın esas görülme döneminin ikinci üç aylık dönemde olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu dönemde tüm bebeklerin %4 ila %7’sinde görülebilen…

Gebelik sırasında ameliyat olmak her ne kadar ne uzmanlar ne de aileler tarafından genel anlamda kaçınılacak bir şey olarak değerlendirilse de, gerçek hayatta karşılaşılan sıkıntılar maalesef her zaman teorik olarak en iyi koşullara uygun olmuyorlar. Zira gebelik sırasında gerçekleştirilen ameliyatlardan başarıyla çıkan pek çok anne ve bebek olsa da, uzmanlar bu dönemde riskleri gereksiz yere arttırmaktan kaçındıkları için çok ihtiyaç duyulmadıkça bu tip işlemlere pek başvurmuyorlar denilebilir. Lakin yine de hamilelikte ameliyat olma ihtiyacının herhangi bir anda ortaya çıkma ihtimali var. Acil ve Planlanmış Ameliyatlar Gebelikte ameliyat olma süreci genellikle 2 farklı tip altında değerlendirilir. Bunlardan birincisi acil olan ameliyatlar, ikincisi ise planlanmış ameliyatlar. Trafik kazaları, kesici aletlerle yaralanmalar, aniden gelişen hastalıklar gibi durumlarda acil ameliyat süreçleri başladığı için, anne ve baba adayları riskler konusunda bilgilendirilirler ve işlemlere başlanır. Bu tip talihsiz durumlarda ameliyattan kaçmak genel anlamda can kaybı ile sonuçlanabileceği için, bebeğin sahip olduğu risklere karşın ilk olarak annenin…

Albumin, vücudumuzdaki organlardan karaciğer tarafından üretilen bir protein çeşidi ancak bu proteinin eksikliği veya fazlalığı maalesef metabolizmanın normal bir şekilde işlev göstermesine engel oluyor. Zira kanda çok yüksek oranlarda bulunan bu protein, hem vücuttaki dokuların tamir edilmesi hem de gelişiminin sağlanması için önemli bir yere sahip. Kandaki toplam proteinlerin %60’ını oluşturan albumin, kanın yanında vücuttaki diğer dokulardaki sıvılarda, bunun yanında terimizde bile bulunmaktadır. Dolayısıyla hem yağ asitlerini taşıma işlevini de üstlenen hem de kan ve doku arasındaki sıvı dengesini sağlamakta da faydalı olan bu proteinin vücut için çok kritik bir durumda bulunduğu ortada. Normal Albumin Değerleri Nelerdir? Kanımız içerisinde olması gereken albumin değeri 3,4 ile 5,4 g/dl olarak belirlenmiştir. Fakat idrarda yapılan ölçümlerde ise 0-8 mg/dl arasındaki değerlerin tespit edilmesi beklenmektedir. Bu değerlerden daha düşük olan hallerde albumin düşüklüğü, fazla olan hallerde ise albumin fazlalığı adlı durumlarla karşılaşmak mümkün olmaktadır. Dilerseniz her iki duruma da bir göz atalım. Albumin Düşüklüğü…