hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Hamilelikte Aşırı Kaşıntı Tehlikeli Olabilir

Hamilelikte Aşırı Kaşıntı Tehlikeli Olabilir

Hamilelik dönemi birtakım sorunlar, bazı şikayetlerin yaşandığı bir süreçtir. Çünkü hamileliğin başından sonuna kadar anne adayının vücudunda pek çok hormon salgılanır, bebek her geçen gün büyür ve bebek büyüdükçe de rahmin büyümesiyle çevredeki organlara baskı olur. Aynı zamanda alınan kilolar da pek çok şikayete sebep olur. İşte bu hamilelik dönemi şikayetlerinden en sık yaşananlardan birisi de kaşıntıdır. Kaşıntı bazı anne adaylarında tolere edilebilir bir boyutta olurken, bazılarında dayanılmaz, yaşam kalitesini düşüren boyutlara ulaşabilir. Hamilelikle birlikte anne adayının rahminin genişlemesi, büyümesi ile gerilen göbek, basen ve göğüslerinde çok şiddetli kaşıntılar hissedilir. Hatta bu kaşıntı zaman zaman tüm vücutta hissedilir. Hamilelikte kaşıntı anne adayının günlük hayatını sekteye uğratacak kadar şiddetli olmadığı sürece normal ve geçici bir durum olarak karşılanabilir. Fakat gebelik kolestazından kaynaklanan bir kaşıntı varsa çok ciddi ve tehlikeli olabilir.

Gebelik kolestazı nedir?

Herhangi bir sebepten dolayı anne adayının karaciğerinde safra atılımının yavaşlaması ya da durmasının şiddetli kaşıntılara neden olması “gebelik kolestazı” olarak adlandırılır. Gebelik kolestazı anne adayında sarılık, karaciğer yetmezliği, bebeğin normalden erken doğması, nefes zorluğu ya da ani ölüm gibi riskler oluşturabilen çok ciddi bir sorundur. Hamilelik döneminde gebelik kolestazından kaynaklanan kaşıntılar anne adayının günlük yaşamına devam etmesini zorlaştırır, geceleri uyuyabilmesini engeller, hatta uykudan uyandırır, kimi zaman da cildine zarar verebilir.

Gebelik kolestazına dair bilinmelidir ki, hamilelik süresince ciltte kaşıntı şikayeti gayet normaldir. Oysaki gebeliğin özellikle 30. haftasından sonra hissedilen çok şiddetli ve normal dışı bir kaşıntı sorunu varsa kesinlikle tıbbi bir müdahale gerekir. Çünkü gebeliğin 30. haftasında sonra safra asitlerinin, safra yollarındaki akımının yavaşlaması ve durmasından kaynaklanan çok şiddetli bir kaşıntı gebelik kolestazıdır. Gebelik kolestazı da tedavi edilmesi gereken bir sorundur. Şöyle ki; karaciğerdeki safra kesesi safra üretimi yapar. Üretilen safra asitleri, safra kanalları ile safra kesesinde birikir ve bağırsağa doğru salınır. Ancak bu safra akışı olması gerektiği gibi olmazsa özellikle yağda eriyen vitaminler yeterince emilemez.

Gebelik kolestazı neden kaşıntı yapar?

Normal şartlar altında karaciğerde üretilen safra asitleri, safra kanalları ile safra kesesinde birikip bağırsağa salınır. Fakat herhangi bir sorundan dolayı bu safra asitleri vücuttan dışarı atılamadığında vücutta kendini şiddetli kaşıntı ile gösteren gebelik kolestazı olur. Aslında tam olarak nedeni bilinmese de gebelikte bu safra akışının durması ya da yavaşlamasından kaynaklı olarak vücutta kaşıntı sorunu sıklıkla görülür. Çünkü anne adayının kanında safra asitleri artar ve bu da kaşıntı yapmaya başlar.

Hamilelikte her türlü kaşıntı gebelik kolestazından mı kaynaklanır?

Hamilelikte değişen hormon dengesinden, alınan kilolardan, büyüyen bebek ve rahimden ya da çitteki sorunlardan dolayı kaşıntı sorunu olabilir. Ancak bunların pek çoğu dayanılabilir düzeydedir. Bu bakımdan hamilelikte yaşanan her kaşıntı gebelik kolestazından kaynaklanmayabilir. Eğer anne adayı doktora başvuracak kadar şiddetli bir kaşıntı sorunu yaşarsa bu sorunun öncelikle ciltten mi yoksa karaciğerden, safradan mı, yani kolestazdan mı kaynaklandığı araştırılmalıdır. Gebelikle genellikle anne adayları ilk 3 aydan sonra sıklıkla kaşıntı şikayeti yaşar. Bu kaşıntı şikayetlerinin ise sadece % 3 – 10’u gebelik kolestazından kaynaklanmaktadır.

Hamilelikte kaşıntı hangi sebeplerle ortaya çıkar?

Hamilelikte en sık yaşanan şikayetlerden birisi kaşıntıdır ve bu kaşıntı sorunu genellikle tahammül edilebilir düzeydedir. Hamilelikte progesteron hormonunun artması deride bir pullanma ve kaşıntıya sebep olur. Bu tür bir sorun da genellikle düzenli olarak nemlendirici krem sürmek koşuluyla geçer. Anne adayları hamileliğin özellikle ilk 3 ayı içinde duştan sonra nemlendirici krem, zeytinyağı gibi doğal besleyici yağlar veya bebe yağı sürerek cildi nemlendirdiklerinde bu kaşıntılar önlenebilir. Ancak anne adayının kaşıntıyla birlikte halsizlik, yorgunluk hissetmesi, geceleri uykusundan kaşıntıyla uyanması normal değildir. Özellikle de geceleri aşırı kaşıntıdan dolayı cildi deforme edecek kadar, kimi zaman kanatacak kadar sert kaşınması durumunda gebelik kolestazı söz konusu olabilir. Hamileliğin rutin şikayetlerinden olan ve çok rahatsız etmeyen kaşıntı cildi sadece nemlendirmekle geçer, gebelik kolestazından kaynaklanan kaşıntı ise tıbbi müdahale olmadan geçmez.

Hangi anne adayları gebelik kolestazı konusunda risk altındadır?

Gebelik kolestazının tam olarak kimlerde görüldüğü bilinmemekle birlikte, genetik faktörlerden kaynaklandığına dair pek çok veri bulunmaktadır. Gebelik kolestazı yaşama riski ülkelere göre de değişebilmektedir. Bu konuda genetik yatkınlıkla birlikte hormonsal durumlarında da etkili olduğu bir bilinmektedir. Ayrıca karaciğer sorunları olan anne adaylarının, yaşam ve beslenme gibi çevresel koşulları sağlıksız olanların da bu konuda risk altında olduğu söylenebilir.

Önceki gebeliğinde kolestaz yaşayan kadınların sonraki gebeliklerinde de kolestaz yaşar mı?

Gebelik kolestazının ortaya çıkmasında genetik ve hormonsal etkenlerin etkili olduğu düşünüldüğünde, ilk gebeliğinde kolestaz yaşayan anne adaylarının sonraki gebeliklerde de aynı sorunu yaşama risklerinin olduğunu söylemek mümkündür.

Kolestaz neden gebelikte ortaya çıkar?

Gebelik kolestazına sebep olan etkenlerin de etkisiyle gebelikte yükselen östrojen hormonunun kolestaz oluşumunu tetiklediği biliniyor. Zaten gebelik kolestazı tekil gebeliklerle kıyaslandığında çoğul gebeliklerde daha sık görülür. Zira çoğul gebeliklerde östrojen hormonu daha fazla salgılanır.

Gebelikte kolestaz yaşayan annenin kız çocuğunda da kolestaz olur mu?

Gebelik kolestazının genetik özellikler taşıdığı bilinmekle birlikte, gebelik döneminde kolestaz geçiren her kadının kız çocuklarında da gebelikte koleztazın kesin görüleceği söylenemez. Ama bu sorunun kromozomlardan kız çocuğuna da geçme riski vardır.

Gebelik kolestazı ne kadar sıklıkla görülür?

Gebelik kolestazı dünyada ve ülkemizde çok sık da değil, çok seyrek de değildir. Dünya genelinde ortalama 500 doğumda bir görülen gebelik kolestazı, ülkemizde 200 – 1000 doğum arasında görülmektedir.

Gebelik kolestazı tanısı nasıl konur?

Anne adayının dayanılmaz kaşıntı şikayetiyle doktora başvurması durumunda gebelik kolestazı tanısı koymak için anne adayının kanından serum safra asidi alınır. Alınan bu maddeye yapılan testle ölçüm gerçekleştirilir. Serum safra asidi ölçümü her hastanenin laboratuvarında yapılamamaktadır. Bu sebeple de neredeyse her laboratuvarda yapılabilen ve daha sık kullanılan karaciğer fonksiyon testlerindeki yükselme olması, karaciğerde herhangi bir hastalığın bulunamaması, viral hepatit ve safra taşlarının dışlanması bulgularında kolestaz tanısı konabilir. Bu işlemler yapılmazsa anne adayı öncelikle bir dermatoloğa gider ve kaşıntıların dermatolojik kaynaklı olmadığı tespit edilir. Dermatolojik bir sorun yoksa karaciğer değerlerinde bir yükselme varsa, daha sonra ultrason muayenesinde karaciğer ve safra kesesinin anatomik olarak normal gözlenmesi durumunda kolestaz tanısı konur.

Gebelik kolestazı nasıl tedavi edilir?

Gebelik kolestazının tedavisi için günümüzde bazı ilaçlar denenmekte, ilaç tedavisi uygun görülmektedir. Bunun için en sık kullanılan ilaç uredeoksikolik asid ursofalk adı verilen ilaçtır. Bu ilaç safra asitlerini azaltmada çok başarılı sonuçlar verir. Gebelik kolestazı vakalarında doktorun reçete etmediği hiçbir ilacın kullanılmaması çok önemlidir. Çünkü doktor kontrolünde kullanılan ilaçların bebeğe herhangi bir zararı olmaz, gebeliğin seyri olumsuz etkilenmez. Zira gebelikte sadece güvenli olduğu kanıtlanmış ilaçlarla tedavi yapılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir