hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.
Yumurtlama Hesaplama Gebelik Hesaplama

Hidrosel (Su Fıtığı) Nedir?

Hidrosel (Su Fıtığı) Nedir?

hidrosel

Hidrosel halk arasında genellikle su fıtığı olarak biliniyor ve erkeklerde testisler bölgesinde karşılaşılan rahatsızlıklardan bir tanesi. Özellikle ilerlemiş vakalarda aşırı miktarda şişlik ve ağrı ile kendisini belli edebilen bu rahatsızlığın pek çok farklı türü bulunuyor ve bunların oluşum şekilleri de farklılık gösterebiliyor. Hidrosel ile ilgili tedavi sürecini anlatmadan önce rahatsızlığa dair temel bilgilerle başlayalım.

Hidrosel Nedir?

Hidrosel rahatsızlığı, erkeklerin testisleri ile testisleri koruyan zarlar arasında çok miktarda sıvı birikmesi olarak adlandırılıyor ve normal insanlarda 1 ml. kadar olması gereken ve kayganlaştırıcı görevi gören bu sıvı, hidrosel vakalarında 100 ml. ve çok daha üzerine kadar çıkabiliyor. Bu sıvı miktarı ise hafif vakalarda sadece şişlik olarak, ağır vakalarda ise kısırlık ve ağrılar olarak kendisini gösteriyor.

Hidrosel Nasıl Oluşur?

Hidroselin oluşumunda bazen doğumsal bazen de çevresel etkenler belirleyici olabiliyor. Doğumsal etkenler genellikle bebeğin anne karnındaki gelişim aşamalarındaki bazı sıkıntılardan kaynaklanırken, çevresel etkenler ise erişkin bireylerin yaşadıklarıyla ilgili olabiliyor.

Doğumsal Hidrosel

Bebek anne karnında gelişim gösterirken, testisler ilk olarak karın içerisinde bulunurlar ve hamileliğin 14. haftasından itibaren karnın alt bölgelerine doğru ilerlemeye başlar, ardından da testis torbası ya da skrotum olarak adlandırılan keselere iniş yaparlar. Fakat bu ilerleme esnasında karın zarı da testislerle birlikte aşağı iner ve kendi içine kapanır. Bazı vakalarda bu karın zarı kapanmamakta ve dolayısıyla karın boşluğundaki sıvıların testis içine akması mümkün olmaktadır. Hatta çok ileri vakalarda iç organlar bile bu boşluktan aşağı sarkabilir ve fıtığa neden olabilirler.

Eğer hidrosel sadece zarlarla sınırlı kalıyorsa buna testiküler hidrosel denmektedir ancak bazen kistik bir yapı şeklinde bulunmaktadır ve buna kordon kisti adı verilmektedir. Tüm doğan erkek bebeklerin yüzde 6’sı gibi oldukça yüksek bir oranda görülebilen bu rahatsızlık, ebeveynlerin bilinçli olmasını gerektiriyor.

Doğumsal hidroselde bazen testislere inen karın zarı tamamen açık durumda olabilirken, bazı vakalarda ise kısmen kapanarak sıvıyı içeri hapsetmektedir. Dolayısıyla uygulanacak tedavi de buna göre olmaktadır.

Erişkin Hidrosel

İlerleyen yaşlarda görülme ihtimali bulunan erişkin hidrosel, erkeklerin %1’inde görülür ve testis bölgesinin gördüğü hasarlar, iltihaplar ve enfeksiyonlar, tümörler, varikosel operasyonları, radyoterapi gibi faktörlerden dolayı ortaya çıkabilir. Yapılan araştırmalar, böbrek nakli olanlarda bu rahatsızlığın sıklıkla görüldüğünü gösteriyor ve dolayısıyla çevresel etkenlerden dolayı erişkin hidroseli ortaya çıkmış oluyor.

Hidrosel Tanısı Nasıl Konulur?

Hidrosel genellikle ağrı yapmaz ancak testislerdeki şişlik ile kendisini belli edebilir. Bazen testislerde ağırlık ve dolgunluk, kasık ve beldeki ağrılar gibi şeylerin hissedilmesi de hastaların sağlık kurumlarına başvurmasına neden olmaktadır. Vakaların çok ileri olmaması halinde genellikle daha ağır semptomlar ortaya çıkmadığından pek çok hasta rahatsızlığının farkında bile olmadan hayatını sürdürmektedir.

Skrotum üzerinde yapılacak fizik muayenesi ve ultrason incelemesi ile birlikte kesin tanı konulabilmektedir. Özellikle karanlık bir odada testis torbasına ışık tutulduğunda ışığın torbadan geçmesi, hidrosel tespitinde etkili bir yöntemdir. Fakat elbette uzman görüşlerine göre ultrasonografi ile devam eden bir dizi tetkik de yapılabilmektedir.

Bilhassa hidroselin konumu, şekli gibi etkenler, fıtık incelemesi için de oldukça değerli bilgiler sunmaktadırlar. Droppler ultrasonografisi adı verilen yöntem ise testislerdeki kan akışını ortaya koymaktadır ve hidroselin yanında bir de testis torsiyonu mevcutsa bu konuda gerekli kanıtları ortaya koymaktadır.

Hidroselin tespitinin kolay olması ve cerrahi müdahale ile düzeltilebilmesi nedeniyle bu rahatsızlığa sahip olanların endişe etmemeleri ve doktorlarıyla birlikte en uygun tedavi sürecine karar vermeleri yerinde olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir