hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Kan Uyuşmazlığı, Nedir, Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?

Kan Uyuşmazlığı, Nedir, Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?

Gebelik söz konusu olduğunda anne ve baba adaylarının endişe ettikleri konulardan birisi de kan uyuşmazlığı sorunudur. Zira zamanında tespit edilmeyen, gerekli önlem ve uygulamalar yapılmayan kan uyuşmazlığı vakalarında bebek için ciddi tehlikeler ortaya çıkabiliyor. Anne adayının kan grubu Rh negatif, baba adayının kan grubu ise Rh pozitif olduğu durumlarda bebekte kan uyuşmazlığı ortaya çıkmaktadır. Bu çiftlerin dünyaya getireceği bebekler Rh (+) pozitif ya da Rh (-) kan grubuna sahip olabilirler. Bu bebeğin kan grubu Rh (-)negatif ise bebekte herhangi bir sağlık sorunu olmazken, bebeğin kan gurubu Rh (+)pozitif  ise kan uyuşmazlığı yaşanır ve çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Anne adayının kan grubunun; Rh negatif, baba adayının kan grubu Rh pozitif olması durumunda kan uyuşmazlığı söz konusuyken, bunun dışındaki koşullarda kan uyuşmazlığı söz konusu olmaz.

Bir gebelikte Rh uygunsuzluğu olursa bebeğin pozitif olduğu durumda hamilelik ya da doğum süresince anne kanı ile bebeğin kanı temas eder, anne kanına bebeğin kanından kırmızı kan hücreleri geçer. Anne adayına geçen bu kırmızı kan hücreleri, bebeğe ait Rh antijenlerini taşımaktadır. Annenin vücudu da buna karşı anti Rh antikoru üretir ve cevap verir. Böyle bir durumda bebeğin herhangi bir hasar alması söz konusu değildir. Ancak bebeğin kan grubu Rh pozitifse anne kanında meydana gelmiş anti Rh antikorlar, bebeğe geçebilir. Bundan dolayı da bebeğin kırmızı kan hücreleri parçalanır, bebekte kansızlık sorunu meydana gelir.

Kan uyuşmazlığı durumunda doğum ve hamilelikte neler olur?

Kan uyuşmazlığı durumunda; bebeğin kanının anne adayına geçmesine ve annenin bu duruma karşı antikor oluşturmasına yol açabiliyor. Böyle bir durumda ise: gebelikte düşük, kürtaj, dış gebelik gibi sorunlar yaşanabilirken, amniosentez, CVS, kordosentez gibi işlemler yapılması gerekebilir.

Kan uyuşmazlığında Anti – D iğnesi

Gebelikte kan uyuşmazlığı durumunda anne adayının olumsuz etkilenmesini engellemek için doğumdan sonraki 72 saat içerisinde Anti-D iğnesi yapılması gerekir. Anti – D iğnesi genellikle anne adayının kalçasından kas içine uygulanır. Bu iğnenin doğumdan sonraki 72 saat içerisinde yapılması oldukça önemliyken kimi zaman 14-28 gün içerisinde de yapılabilir.

Kan uyuşmazlığı tespit edilen anne ve baba adaylarının ilk kontrolünde indirekt coombs testi negatif çıkarsa çok düşük bir risk söz konusudur. Böyle bir durumda doğum öncesi dönemde 20. haftadan itibaren dörder haftalık aralıklarla indirekt coombs testi yenilenmesi gerekir.

Anne adayında Rh alloimmunizasyonu neden olur?

  • Anne adayına uygulanan kan transfüzyonu,
  • Hamilelikte ya da doğum esnasında Rh (+) bebekten anneye kan hücresi geçmesi,
  • Düşük vakaları,
  • Kürtaj işlemi,
  • Dış gebelik durumu,
  • Plasentanın zamanından erken ayrılması,
  • Anne karnının maruz kaldığı darbe ve travmalar,
  • Amniyosentez yapılması,
  • CVS yapılması,
  • Kordosentez uygulaması,
  • Bebeğin ters gelişi, ters durması,

Kan uyuşmazlığı bebeğe ne zarar verir?

Annenin kanı Rh negatif, bebeğin kanı Rh pozitif ise annenin bağışıklık sistemi bebeğin kanını yabancı bir madde olarak algılar ve onu etkisiz hale getirmek için saldırır. Bu durumda bebeğin kanı zarar görür ve bebekte anemi oluşur. Bu anemi sorunu ilerledikçe bebeğin vücudunda sıvı toplanır ve bununla birlikte bebekte kalp yetmezliği, hatta ileri vakalarda bebek ölümü bile olabilir.

Kan uyuşmazlığı nasıl tedavi edilir?

Kan uyuşmazlığı sorunu yaşanan anne adaylarında temel amaç bebeğin RH pozitiflerine karşı annenin vücudunda antikor oluşmasını engellemektir. Gebelik tespit edildiği dönemde zaten anne adayının kan grubu biliniyordur. Gebeliği takip ederken de anne adayının kanında normalde olmaması gereken anti-RH (anti-D) araştırılmaktadır. Bunun araştırıldığı indirekt coombs testi; gebeliğin başında, 24. ve 28. gebelik haftalarında yapılmaktadır. Gebeliğin 28. haftasında anti-D gamma globulin iğnesi, yani kan uyuşmazlığı iğnesi yapılır. Kan uyuşmazlığı iğnesi doğuma kadarki 12 haftalık süreçte bebekten anne adayına olan kanamaları karşılar ve bebeğin bundan olumsuz etkilenmesine engel olur. Tüm bu işlemlerin ardından doğum gerçekleşir ve doğum sonrasında kordon kanından bebeğin kan grubu ve direkt coombs testi (DCT) yapılır.

Doğumdan sonra yapılan testlerde bebeğin kan grubu RH (+),direkt coombs testi negatif çıkarsa ilk 72 saat içinde anti-D immunglobulin tekrar yapılır. Bu aşamada iğne yapılmasının amacı anne kanına doğum sırasında bebekten geçebilecek kana karşı antikorların oluşmasına engel olmak ve bu sayede de anne adayının bir sonraki gebeliğinde bebeği kan uyuşmazlığına karşı korumaktır. Bununla birlikte yine RH (-) kan grubuna sahip olan anne adayının RH antikoru oluşturmasına sebep olabilecek düşük, dış gebelik, kürtaj, plasentanın erken ayrılması, tanısal amaçlı girişimler olan amniosentez, CVS, kordosentez veya anne karnına gelebilecek travmalar gibi durumlarda da acilen anti-D uygulanmalıdır.

Kan uyuşmazlığına doğum öncesi hangi önlemler alınabilir?

Gebelik gerçekleştiğinde her anne adayı mutlaka kan grubunu biliyor olmalıdır. Gebelikte kan grubunu doğru ifade edemeyen, tam olarak bilmeyen kadınlar mutlaka yeniden kan grubu için test yaptırmalıdır. Zira kan grubunu kesin olarak bilen anne adaylarında meydana gelebilecek kan uyuşmazlığı sorununa gerekli önlemler alınabilir. Kan uyuşmazlığı riski olan gebeliklerde zamanında müdahale kesinlikle çok ciddi sorunların önlenebilmesi anlamına gelir.

Rh (-) kan grubuna sahip olan her anne adayı, gebelik döneminin başında anti-Rh antikorlar bakımından incelenmeli, İndirekt Coombs Testi yapılmalıdır. Kan uyuşmazlığı sorununun en önemli tedavisi ondan korunmak, onu önleyebilmek olduğu için koruma amaçlı önlemler alınması önerilir. Bu bağlamda;

  • Gebelik tespit edildiğinde en erken dönemde eşlerin kan grupları kesin olarak belirlenmeli,
  • Anne ve baba adaylarında kan uyuşmazlığı tespit edilirse indirekt coombs testi gerekli aralıklarla tekrarlanmalı,
  • Gerekli görüldüğünde ilk gebelikte 28. haftada erken koruma iğnesi uygulanmalı,
  • Bebeğin kan grubunun Rh pozitif olduğu tespit edilirse; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini önleyebilecek Rh hiperimmunglobin iğnesi doğumdan sonraki 72 saat içinde yapılmalı,
  • Anne adayının duyarlı hale gelmiş olması durumunda bebeğin riske girmesi söz konusudur. Böyle bir durumda gebeliğin ilerleyen aylarında kandaki antikor seviyeleri ölçülmeli, kontrol edilmelidir. Eğer antikor seviyesinin yüksek olduğu tespit edilirse bunun için gerekli olan özel testler yapılmalı. Bu tür durumlarda bebeğin sağlığı mutlaka perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve en uygun tedavi gerçekleştirilmeli,
  • Bebeğin 3 aylıktan büyük olması ve gebeliğin düşükle sonuçlanması durumunda anne adayına tam doz immunglobulin uygulamalı,
  • Kan uyuşmazlığının olduğu bir gebelikte tıbbi sebepler ya da isteğe bağlı olarak kürtaj yapılacaksa, Rh hiperimmunglobulin uygulaması mutlaka kürtajdan önce yapılmalı, kürtaj operasyonu da mümkünse vakum ile yapılmalıdır.

Yukarıda anlatılmakta olan tüm bu veriler ışığında hem anne adayı hem de bebeğin sağlığı ve sonraki gebeliklerde de riskin önlenmesi adına kesinlikle anne ve baba adayının kan gruplarının tespit edilmiş olması gerekiyor. Kan gruplarına bakıldığında kan uyuşmazlığının söz konu olduğu tespit edilirse de bunun için gerekli önlemler alınmalıdır. Doğru zamanda, doğru uygulamalarla kan uyuşmazlığı sorun olmaktan çıkabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir