süt

Kemik erimesi, her ne kadar kadınlarda biraz daha fazla görülse de, erkeklerin de başına gelebilen kemik rahatsızlıkları arasında yer alıyor ve bu nedenle her kesimden insanın bu rahatsızlığa karşı bilinçli olması gerekiyor. İleri vakalarda çok ağır sonuçlar doğurabilen kemik erimesi, tıp dünyasında osteoporoz olarak adlandırılıyor.

Kemik Erimesi Nedir?

Kemik erimesi, en basit tabiriyle, vücuttaki kemik kütlesindeki azalma ve kemik yapısının zayıflaması olarak adlandırılmaktadır ve bir iskelet hastalığı olarak değerlendirilmektedir. Kemik yapısındaki bu zayıflıklar ise genellikle daha kırılgan kemikler olarak kendisini gösteriyorlar ve ilerleyen yaşlarda boy kısalması, çökme gibi diğer etkiler de giderek ortaya çıkıyorlar.

Kemik Erimesinin Belirtileri Nelerdir?

Kemik erimesi yani osteoporozun oldukça sinsi bir rahatsızlık olması, onun tespitini normal insanlar için biraz zor hale getiriyor. Zira pek çok kişi, maalesef durup dururken kırılan kemiklerle karşılaşana kadar bu hastalığa sahip olduğunun farkına bile varmıyor. Kemiklerdeki bu kırılmalar ise maalesef kas dokusunun zayıflaması ve gözeneklerin büyümesinden kaynaklanıyor.

Lakin sık sık karşılaşılan sırt ağrıları, kemik erimesinin en büyük belirtileri arasında. Kemik erimesinin sebep olduğu küçük kırıklar maalesef sırt ağrılarına neden olurlar ve bunun yanında kamburluk gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Hatta göğüs ve karın boşluğunun küçülmesinden dolayı karında büyüme, zor nefes alma gibi belirtiler de ortaya çıkabilir ancak bunlar biraz daha ilerlemiş vakalarda kendilerini gösterirler.

Kimler Risk Altıda?

Ailesinde kemik erimesi vakaları olanlar, zayıf ve açık renk tenli olanlar, sürekli olarak masabaşı işlerde çalışanlar, erken menopoz yaşan kadınlar, sigara ve alkol içenler, kafeini çok tüketenler, süt ve süt ürünlerini tüketmeyenler ve bazı ilaç tedavilerine girmiş olanlar maalesef kemik erimesi riskiyle karşı karşıyalar.

Bunun yanında, menopoz döneminden geçmiş olan kadınlar ile 50 yaş üzerindeki erkeklerin de kemik erimesine karşı önlem olarak uzmanlara görünmeleri gerekiyor. Kadınlardaki menopoz dönemindeki hormonal değişimler maalesef kemik yapısının zayıflamasına neden olurken, erkeklerde testosteron üretiminin yaşla birlikte düşmesi de onları bu rahatsızlığa açık bir hale getiriyor.

 

Kemik Erimesinde Beslenme

Kemik erimesi her ne kadar sadece beslenmeye göre ilerleyen bir rahatsızlık olmasa da, ondan korunabilmek için beslenmeye dikkat etmek ve kemiklerin ihtiyaç duydukları gıdaları tüketmek, hem hastalığı önleyebiliyor hem de hali hazırda hasta olanlarlarda ilerlemeyi engelleyebiliyor.

Kemiklerin en temel yapı taşlarından birisinin kalsiyum olması, kalsiyum bakımından zengin bir beslenme düzenini mecburi kılıyor. Her gün 2 bardak süt veya muadili süt ürünlerini tüketmek, kemikler için gerekli olan kalsiyumu sağlayacaktır. Ancak süt tüketemeyenler de yoğurt, peynir gibi diğer süt ürünlerini alabilir, böylece kalsiyumdan faydalanabilirler. Özellikle laktoz alerjisinden dolayı süt alamayanlar ise, son dönemlerde üretilen laktozsuz süt gibi seçenekleri değerlendirebilirler.

Süt ürünlerinin yanında yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, balık ve deniz ürünleri, kuruyemişler, yumurta sarısı ve tahıllar da kemik erimesine karşı beslenmenin önemli bir parçası. Yumurta tüketemeyenler ise D vitamini alabilmek için her gün güneş yüzü görmeliler. Zira D vitamini eksikliği de kemik erimesini tetikleyebiliyor.

Elbette tüketilmesi gerekenlerin yanında tüketilmemesi gerekenler de var. Kahve, çay, sigara, alkol, fazla et tüketmek, fazla tuz tüketmek ve çok yağlı yemek gibi seçenekler maalesef ya kalsiyumdan faydalanmanıza engel oluyor ya da varolan kalsiyumun atılmasına sebep olarak kemik erimesini tetikleyici etkilerde bulunuyor. Dolayısıyla bol miktarda kalsiyum aldığınızı düşünürken aslında aldığınız bu kalsiyumu verimli şekilde kullanmayarak kendinize kemik erimesi için ortam oluşturuyor olabilirsiniz.

Author

Write A Comment