Category

Kısırlık

Category

Normal sağlık koşullarına sahip olan üreme çağındaki kadınlar her ay bir kez adet kanaması görmektedirler. İki adet kanamasının arasında geçen 21-35 gün arasındaki sürenin de tam ortasında kadınlarda yumurtlama meydana gelmektedir. Örneğin adet kanamasının başladığı günden itibaren saydığında bir sonraki adet kanamasının başladığı güne kadar geçen süre 28 günse, önceki adetin başladığı günden 14 gün sonra kadında yumurtlama meydana gelecektir. Tabi ki bu hesaplamalar düzenli olarak adet gören kadınlar için tutarlı sonuçlar vermektedir. Adet düzensizliği yaşayan kadınların yumurtlama dönemlerinin hesaplanmasında doktordan yardım alınması ve adet kanamalarının düzenlenebilmesi için tedaviye başlanması gerekmektedir. Genel olarak adet kanamalarının düzenli olması, kadında yumurtlama faaliyetlerinin de düzenli olarak yerine geldiğini gösterse de; yumurtlama olmadığı halde kanama gören kadınlar da mevcuttur. Yumurtlama ve adet kanaması arasındaki ilişki nasıldır? Adet kanamaları üreme çağındaki kadınlarda her ay 21-35 gün aralıklarla meydana gelmektedir. İşte iki adet arasında geçen sürenin ortasında ise yumurtlama gerçekleşmektedir. Aslına bakılırsa adet kanaması ve yumurtlama…

Tek hayali sağlıklı bir bebek sahibi olmak olan çiftler için bazen bu mümkün olamamaktadır. Normal sağlık koşullarına sahip olan çiftler doktor kontrolünde her hangi bir olumsuz bulguya rastlayamasalar da gebelik gerçekleşmeyebilir. Kimi zaman her şey yolunda gözükmektedir, kadın tüm hamilelik belirtilerini göstermektedir, adet gecikmiştir ve idrardan gebelik testi pozitif sonuç vermiştir. Ancak doktor kontrolüne gidildiğinde ultrason görüntülerinde bebeğin kesesinin boş olduğu tespit edilir ya da kan tahlilinde gebelik negatif çıkmaktadır. İşte bu durum yalancı gebelik, boş gebelik olarak adlandırılmaktadır. Bu durum tamamen psikolojik temelli olduğundan kadına aslında gebe olmadığı bir psikiyatr eşliğinde söylenmelidir. Yalancı gebelik genel olarak bebek sahibi olmayı çok isteyip, buna dair hayaller kuran kişilerde görüldüğünden, sonucun olumsuz olması kadın için çok yıkıcıdır. Bu sebeple bunun daha kolay atlatılabilmesi için bir süre tedavi görmek gerekebilir. Yalancı gebelik nedir? Kadın tüm hamilelik belirtilerini göstermesine rağmen, embriyonun oluşmamış olması ve gebelik kesesinin içinin boş olması durumuna yalancı gebelik denir. Yalancı…

Doğal yollarla bir bebek sahibi olamayan çiftlerde kısırlık(infertilite) varlığından şüphe edilmektedir. Ancak böyle bir kuşkuya düşmek için 35 yaşın altındaki çiftlerde yaklaşık bir yıl, 35 yaşın üzerindeki çiftlerde ise ortalama 6-7 ay korumasız, düzenli cinsel ilişki ile gebelik denemesi yapılması önerilmektedir. Zira cinsel ilişkiye başlandıktan 2-3 ay içinde gebeliğin gerçekleşme ihtimali çok da yüksek değildir. 35 yaşın üzerinde olanlarda deneme süresinin kısa tutuluyor olmasının nedeni ise yaş ilerledikçe üreme fonksiyonlarının azalıyor ve doğal yollarla gebe kalmanın zorlaşıyor olmasıdır. Uygun şartlar altında yeterli sürede deneme yapıldığı halde gebeliğin gerçekleşmediği durumlarda, vakit kaybetmeden uzman doktora başvurup gereken test, tahlil ve muayenenin yaptırılması önemlidir. Günümüzde bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin yaklaşık olarak % 15’inin doğal yollarla gebe kalamadığı düşünüldüğünde kısırlık tedavisi yöntemlerinin ve bu tedavilere erken başlamanın önemi daha da iyi anlaşılacaktır. Tıp teknolojisinde gelinen noktada kısırlıkla mücadele eden çiftlerin büyük bir bölümünün beklenenden daha kısa sürede tedavilerle bebek sahibi olabildiği de unutulmamalıdır.…

Yumurtlama(Ovulasyon) tedavisinde kullanılan Klomifen Sitrat, 60’lı yıllardan bu yana yumurtlama sorunları olan kadınların kullandığı bir ilacın ismidir. Doktor kontrolünde kullanılan bu yumurtlama ilacı, kısırlık tedavisinin ilk basamağında yaygın olarak kullanılır. Kontrolsüz ve bilinçsizce kullanıldığında yumurtalıklarda çok fazla sayıda kist oluşabilir ve kadın gebelik şansını tamamen kaybedebilir. Ancak doktor kontrolünde, ultrason takibiyle kullanıldığında; yumurtalıklarda çoklu kist oluşumu (polikistik sendromu), diğer yumurtalık problemleri ve nedeni bilinmeyen kısırlık gibi sorunların tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Klomifen Sitrat ile kısırlık tedavisi nasıl yapılmaktadır? Kadınlarda gebeliğin gerçekleşmesine olanak veren yumurtlama düzeni, beyindeki hipofiz bezinden salgılanan FSH hormonu tarafından sağlanmaktadır. Bu hormonun yetersiz ya da dengesiz salgılandığı durumlarda gebelik oluşması mümkün olmamaktadır. Yumurtalıklarda yumurtanın gelişimini sağlayan temel hormon FSH’dir ve Klomifen Sitrat bu hormonun salgısını artırır, yumurtlamanın gerçekleşmesine olanak sağlar. Bu süreç öncelikle Kolmifen Sitratın östrojen hormonu salgılanmasını engellemesi ve ardından FSH hormonu salgısını artırması şeklinde gerçekleşmektedir. Yumurtlama bozukluğu olan hastalarda yaklaşık 6 ay süreyle Klomifen…

Kadınlarda üreme fonksiyonlarının gerektiği gibi çalışabilmesi için öncelikle yumurtalıkların sağlıklı bir biçimde çalışıyor olması ve her ay düzenli olarak yumurta üretiyor olması, eğer hamilelik yoksa adet kanamaları meydana getiriyor olması gerekmektedir. Kadınlarda bulunan yumurtalıkların temel görevleri; düzenli bir biçimde yumurtlamayı sağlamak ve progesteron ve östrodoil gibi üreme hormonlarını salgılamaktır. Bu görevlerin yerine getirilebilmesi için yumurtalıklar; düzenli olarak folikül gelişimi ve olgunlaşması, içindeki yumurta atıldıktan sonra kalan folikül (korpus luteum) oluşumu ve gerilemesi işlerini rutin bir döngü şeklinde yapmaktadır. Yumurtalıkların bu rutin döngüsü beyinin alt tarafındaki hipofiz bezinden salgılanan hormonun etkisiyle gerçekleşmektedir. Adet döngüsünün sağlıklı bir şekilde işlemesi ve yumurtlama rutininin düzenlenmesinde çok etkili olan folikül uyarıcı hormon ve lutein hormonu hipofiz bezi tarafından sentezlenmekte ve salgılanmaktadır. İşte tüm bu süreçlerin yerli yerinde, olması gerektiği düzende işlediği durumlarda gebeliğin gerçekleşme ihtimali çok yüksektir. Kadının ne zaman, hangi dönemler içinde gebe kalma ihtimalinin daha yüksek olduğunu anlamak adına yumurta takibi yapılır ve…

Kadınlarda gebeliğin gerçekleşmesi için gereken en temel şart yumurtlamanın meydana gelmesidir.  Üreme fonksiyonları olması gerektiği gibi çalışan kadınlar ayda bir kez düzenli olarak adet kanaması görmektedirler. İşte ayda bir kez yaşanan bu adet döngüsünün düzenli olarak gerçekleşmesi kadının hamile kalabilirliğini göstermektedir. İki adet döneminin ortasındaki günden itibaren yaklaşık 1 haftalık süre kadının yumurtlama dönemidir. Örneğin 21 günde bir adet gören kadın, bir sonraki adet başlamadan 11 gün önce, 28-29 günde bir adet gören kadında ise, adetten 14 gün sonra yumurtlama başlamaktadır. Bu hesaplamaya ek olarak buna yakın, ancak farklı bir bakış açısı da bulunmaktadır. Bu görüşe göre iki adet günü arası ister 21 gün isterse 35 gün olsun, bir adet bittikten 14 gün sonra yumurtlama olacaktır. Örneğin iki adet kanaması arası 34 gün olan kadın, adet bittikten 14 gün sonra yani diğer adete, 20 gün kala yumurtlama dönemi başlayacaktır. İki adet arası 25 gün olan kadında ise adetin bitiminden 14…

Hamilelik düşünen kadınlar için yumurtlama döneminin hesaplanması çok önemlidir. Korumasız düzenli ilişkiye girdiği halde gebelik elde edemeyen çiftlerde ilk olarak yumurtlama durumuna, yumurtalıkların fonksiyonlarını gerçekleştirip gerçekleştirmediğine bakılmaktadır. Bunun tespit edilebilmesi için de kadının adet döngüleri içinde geçen zaman dilimi ve bu döngülerin düzenli olup olmadığı önem taşır. Zira düzenli yumurtlamadan bahsedilebilmesi için kadının iki adet kanaması arasında 21-35 gün arasında bir zaman diliminin olması gerekmektedir. Bu süre adet kanamasının başladığı ilk günden itibaren bir sonraki adetin başlama gününe kadar olan zaman dilimini kapsamaktadır. Adet kanamaları düzenli olarak gerçekleşen kadınlarda yumurtlama dönemi bir sonraki adet kanamasının başlangıcından 14 gün öncesinden itibaren geçecek olan yaklaşık bir haftalık zaman dilimi kapsar. Örneğin 35 günde bir adet olan kadının yumurtlama dönemi bir önceki adetin ilk gününden itibaren sayılan 26. gün itibariyle başlar. Başka bir hesaplamayla 25 günde bir adet olan kadının yumurtlama dönemi en son adet kanamasının başladığı günden itibaren sayıldığında 12. gün ile…

Gebe kalmak isteyen kadınlar için en önemli konu yumurtlama faaliyetlerinin, üreme fonksiyonlarının istenen düzeyde gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Bebek sahibi olmak isteyen çiftler belli bir süre korumasız ilişkiye girdiklerinde doğal yollarla gebelik elde edilemediğini gördüklerinde kısırlık şüphesiyle doktora başvururlar. Ancak kısırlıktan şüphelenmeden önce yeterli sayıda ve sürede ilişki yaşanmış olması gerekmektedir. 35 yaşın altındaki çiftler yaklaşık 1 yıl, 35 yaşın üzerindekiler de 6 ay civarında korumasız düzenli cinsel ilişki yaşadıkları halde gebelik meydana gelmediyse kısırlıktan endişe edilir. Zira üreme fonksiyonları sağlıklı işleyen çiftlerin 1-2 aylık düzenli ilişki ile gebelik elde etme ihtimalleri yaklaşık olarak % 50 civarındadır. Çünkü bu ilişkileri yumurtlama dönemine denk getirmek gebelik için ön koşuldur. Yaşları 35’i geçen çiftlerde deneme süresi kısa tutulmaktadır. Zira ilerleyen yaşla birlikte üremem kabiliyeti azalmakta ve gebe kalma zorlaşmaktadır. İşte tüm bu sebepler ışığında yeterli sayıda, sürede ve gerekli şartlar altında korumasız düzenli ilişki yaşandığı halde gebe kalınamadığı durumlarda başvurulan doktorun ilk olarak bakacağı…

Doğal yollarla bebek sahibi olamayan çiftler, kısırlıktan şüphelendiklerinde çoğu zaman ilk olarak doktora gitmekten çekinebilirler. Böyle durumlarda evde kendi başlarına uygulayabilecekleri kısırlık testleri bulunmaktadır. Evde uygulanan kısırlık testlerinin sadece erkekler için olanı ve hem erkek hem de kadınlar için olanı da bulunmaktadır. Bu testler kısırlığın varlığı ya da yokluğu ile ilgili kesin bir sonuç vermemekle beraber, en azından kadının yumurtlama, erkeğin de sperm üretim kapasitesi, kalitesi hakkında fikir verebilecektir. Yeniden altını çizmekte fayda vardır ki; evde yapılan kısırlık testlerinde çıkan verilerin çok düşük olması kesinlikle kısır olduklarının ya da beklenen yükseklikte çıkması kısırlık sorunu olmadığının kanıtı niteliğinde değildir. Evde uygulanan kısırlık testleri hem ülkemizde hem de yurtdışında eczanelerden edinilebilmekte ve prospektüsündeki basit komutlarla kolaylıkla uygulanabilmektedir. Erkekler için olan kısırlık testlerinde erkeğin sperm sayısı ölçülürken, kadınlarda ise idrardan kadının FSH hormonu düzeyi ölçülebilmekte ve yaklaşık bir değer ortaya çıkmaktadır. Kadınlarda doğurganlık yeteneğinin en sağlıklı ölçülebildiği, en başarılı sonuçların alındığı test kan…

AMH, 6 milimetreye kadar olan yumurta hücrelerinden salgılanan glikoproteine verilen addır. Bu hormon, kız bebekler anne karnında 36 haftayı doldurduklarında salgılanmaya başlar ve menopoza kadar salgılanmaya devam eder. Farklı işlevleri olmasının yanında en önemli işlevi cinsiyet farklılaşmasına yardım ediyor olmasıdır. Dişilerde dişi bebeğe sahip olan tüp, rahim ve vajinanın oluşmasını sağlayan Müller kanalının karşıtı olan, yani erkek üreme organ ve fonksiyonlarına hizmet eden anlamında Müller karşıtı adını almıştır. AMH’nin görevi nedir? AMH’nin asıl görevi döllenme sonucunda oluşan erkek fetüste dişi kanalların oluşmasını, gelişmesini engellemek olarak söylenebilmektedir. Erkek bebekler anne karnında gelişirlerken testis dokusundaki sertoli hücreleri AMH salgılar ve bunun sonucunda kız bebeklere özgü olan rahim, yumurtalık ve tüp oluşmaz. Ancak bebek kız ise testis dokusu olmayacağından Anti Müller Hormonu salgılamaz ve Müller Kanalı olan rahim, rahim ağzı, tüp ve üst vajina gelişebilir. Kadınlarda AMH, folikül seçimini düzenler, bu bağlamda yapılan hormon ölçümü folikül seçimine dair bilgi vermektedir. Ayrıca yumurtlama dönemi…