tekrarlayan dusukler

Gebelik gerçekleştikten sonraki 5 ay içinde üst üste 2 veya daha fazla sayıda düşük olduğunda bu durumun ciddi bir sağlık sorunundan kaynaklandığı düşünülür. Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin yaklaşık olarak % 1-2’sinde görülen bu sorunda genel olarak kadının rahminde oluşan normal dışı oluşumlar, kadına ya da erkeğe ait kromozomal anomaliler veya pıhtılaşma bozuklukları rol oynamaktadır. Tekrarlayan düşük vakalarının yaklaşık yarısında ise herhangi bir sebep bulunamamaktadır. Art arda 2 veya daha fazla sayıda düşük yapan kadınların, bu sorunun sebebini öğrenmek ve hastalığın tedavi edilebilmesi için zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmalıdırlar. Her tür sağlık sorununda olduğu gibi tekrarlayan düşük sorununda da öncelikle soruna sebep olan etkenler belirlenir, ardından sebebe yönelik tedavi yöntemi seçilmektedir. Erken dönemde doktora başvurulduğunda tedavide başarılı olmak ve gebelik elde etmek mümkün olabilmektedir.

Tekrarlayan düşüklerin nedenleri

Arka arkaya düşük olma sebepleri genellikle anne adayı ile bağlantılı olsa da, babanın genlerinde bulunan bazı bozukluklar da düşüğe neden olabilmektedir. Ancak anne adayının genetik, biyolojik, fizyolojik, sosyolojik ve hatta psikolojik durumu bile tekrarlayan düşüklere sebebiyet verebilmektedir. Özellikle doğuştan gelen rahim anomalileri, rahim içi ve ağzındaki yapışıklıklar, rahim ağzı yetmezlikleri, rahim içinde oluşan polip, miyom, kist gibi anomaliler, hormonal bozukluk ve dengesizlikler, bağışıklık sistemi ile ilgili sorunlar, mikrobik enfeksiyonlar tekrarlayan düşüklere ortam hazırlamaktadır. Bunun yanında annenin içinde bulunduğu iş, ev ve sosyal hayatın koşulları, çevresel koşullar dolayısıyla anne adayının maruz kaldığı toksik maddeler de bebeğin anne rahmine tutunabilmesini engelleyebilmektedir.

Tekrarlayan düşük vakalarında tedavi yöntemleri

Üst üste düşük problemi yaşanan durumlarda öncelikle sebebi anlama amaçlı düşük bebeğin genetik ve yapısal anlamda incelenmesi gerekmektedir. Düşük materyalinde izlenen olgulara ve anne rahmiyle ilgili edinilen verilere göre uygun tedavi yöntemi seçilecektir. Anne rahmiyle ilgili anatomik bozukluklarda cerrahi operasyonlar, bağışıklık sistemi ve hormonal bozukluklar ile ilgili sorunlarda ilaç tedavisi kullanılmaktadır. Bu tedavilerde başarılı sonuçların elde edilemediği vakalarda ise zaman kaybetmeden, anne adayının yaşı ilerlemeden tüp bebek yöntemi ile gebe kalınması doğru olacaktır. Zira tüp bebek tedavisinde anne ve babanın üreme hücreleri alınır, laboratuar ortamında sağlıklı embriyolar oluşturulur ve gebelik için en uygun olanlar seçilir. Bu sayede de başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Ayrıca sağlıklı embriyolar transfer edilmeden önce genetik tanı yapılarak, düşük riski en az düzeye indirilir. Tekrarlayan düşük sorunu yaşayan anne adayı bir kez daha gebe kaldığında ise düzenli olarak kontrol ve takibinin yapılması bir sonraki gebeliğin başarılı bir şekilde tamamlanmasında yardımcı olacaktır.

Art arda düşük yapmayı engellemek için alınabilecek önlemler

Tekrarlayan düşük vakalarına sebep olan etmenleri en aza indirebilmek mümkün olursa düşük ihtimali de azaltılabilecektir. Örneğin anne adayı bebek sahibi olmayı istediğinde öncelikle anatomik, genetik bir sorun olup olmadığını öğrenmek için doktora başvurursa ve sorun saptandığında daha gebelik oluşmadan tedavi edilebilirse düşük yapma riski de azalacaktır. Bunun yanında yaş ilerledikçe tekrarlayan düşük yapma ihtimalinin de arttığı bilinmektedir. Örneğin 30 yaş altındaki kadınlarda tekrarlayan düşük yapma ihtimali yaklaşık % 7-15 civarındayken, 35 yaş üzerinde % 20 dolaylarında seyretmektedir. Bu sebeple bebek sahibi olmak isteyenlerin ileriki yaşları beklememeleri önemlidir. Ayrıca tekrarlayan düşüklerde çevresel faktörlerin rolünün de yaklaşık % 10 civarında olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda sigara, kahve, alkol kullanımı azaltılmalı, küçük büyük her rahatsızlıkta ilaç tüketiminden vazgeçilmeli ve anestezik gazlardan, ağır metallerden uzak durulmalıdır.

Author

Write A Comment