hamilelik.com © 2017 Aysetolgaiyiyasam.com - Tüm Hakları Saklıdır.

Yumurta Takibi (Folikül Ölçümü)

Yumurta Takibi (Folikül Ölçümü)

yumurtlama takibi

Kadınlarda üreme fonksiyonlarının gerektiği gibi çalışabilmesi için öncelikle yumurtalıkların sağlıklı bir biçimde çalışıyor olması ve her ay düzenli olarak yumurta üretiyor olması, eğer hamilelik yoksa adet kanamaları meydana getiriyor olması gerekmektedir. Kadınlarda bulunan yumurtalıkların temel görevleri; düzenli bir biçimde yumurtlamayı sağlamak ve progesteron ve östrodoil gibi üreme hormonlarını salgılamaktır. Bu görevlerin yerine getirilebilmesi için yumurtalıklar; düzenli olarak folikül gelişimi ve olgunlaşması, içindeki yumurta atıldıktan sonra kalan folikül (korpus luteum) oluşumu ve gerilemesi işlerini rutin bir döngü şeklinde yapmaktadır. Yumurtalıkların bu rutin döngüsü beyinin alt tarafındaki hipofiz bezinden salgılanan hormonun etkisiyle gerçekleşmektedir.

Adet döngüsünün sağlıklı bir şekilde işlemesi ve yumurtlama rutininin düzenlenmesinde çok etkili olan folikül uyarıcı hormon ve lutein hormonu hipofiz bezi tarafından sentezlenmekte ve salgılanmaktadır. İşte tüm bu süreçlerin yerli yerinde, olması gerektiği düzende işlediği durumlarda gebeliğin gerçekleşme ihtimali çok yüksektir. Kadının ne zaman, hangi dönemler içinde gebe kalma ihtimalinin daha yüksek olduğunu anlamak adına yumurta takibi yapılır ve gebelik için en uygun dönemde ilişkiye girmesi istenir. Eğer tüp bebek uygulamasını gerektiren bir sorun varsa da yumurtlama takibi sonucunda belirlenen dönemlerde tüp bebek tedavisi gerçekleştirilir. Tüm bunlara ek olarak düzenli bir şekilde haftada 2-3 kez korumasız cinsel ilişkiye giren çiftlerde yumurta takibi işleminin gerekmediği söylenebilmektedir.

Yumurtlama takibinde hangi yöntemler kullanılır?

Yumurta takibinin en zahmetsiz, acısız, ağrısız ve konforlu yapıldığı yöntem vajinal ultrasondur. Kadınların yumurtaları; yumurtalıklardaki içi sıvı dolu ve ince duvarlı bir formda olan foliküller içinde, folikülün duvarına bağlı şekilde yer almaktadır. Genellikle ayda bir tane folikül oluşur ve bu ultrason ile incelenebilir. Başlangıçta 7-8 milimetre olan folikül günde 1-2 milimetre büyüyerek 18-20 milimetre büyüklüğe ulaşır. Bu büyüklüğe erişen folikül yumurtlamaya hazır hale gelmiştir. İşte tüm bu büyüme evreleri ultrasonda izlenebildiğinden ultrasonla yumurta takibinin çok kolay olduğu söylenebilmektedir. Bu takiple ulaşılan veriler ışığında ne zaman ilişkiye girilmesi gerektiği ve eğer yumurtalar ilaçla uyarılacaksa uyarılma zamanı da rahatlıkla belirlenebilir. Ultrason dışında yumurta takibine olanak veren temel vücut ısısı grafiği de vardır. Ancak çok daha zahmetli ve az güvenilir olduğundan çok fazla tercih edilmemektedir. Ayrıca evde yumurta takibi yapılmasına olanak veren testler de mevcuttur. Bu testler eczaneden kolaylıkla satın alınabilmektedir.

Evde yumurta takibinde adet başladıktan sonraki belli günlerde anne adayının idrarında LH düzeyi ölçülmektedir. Sonuçları subjektif değerler verebilen bu testlerde LH düzeyi pozitif çıktığında cinsel ilişkiye girmek yumurtlamanın gerçekleşme ve gebeliğin de oluşma ihtimalini artırmaktadır. Ancak bu tekniklerin hiçbirinin ultrasonla yumurta takibi kadar nesnel bilgiler veremediğinin de altını çizmekte fayda vardır.

Yumurtlama takibi verileri ışığında ilişkiye girmek gebelik oranını artırır mı?

Yumurtlama takibinin kadının yumurtlama dönemini belirlemek ve gebeliğe en elverişli dönemde ilişkiye girmek ya da aşılama, tüp bebek yapmak amacıyla uygulandığı düşünüldüğünde, belirlenen dönemlerde gebeliğin gerçekleşme oranının daha yüksek olduğunu söylemek mümkündür. Ancak bu oranın bu esnada kullanılan ilaçlar, aşılama yapılıp yapılmadığı, erkeğin spermlerinin kalitesi ve kısırlığın sebebine göre değişiklik gösterdiğinin altının çizilmesinde de fayda vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir